Finans, Muhasebe, Vergi...
Mali Tablolar Analizi

Mali Tablolar Analizi

Mali Analiz, mali tablolar üzerinde yapılmaktadır. İşletmenin temel mali tabloların
bilanço ve gelir tablosudur. Dolayısıyla mali analiz konusu işlenirken bilanço ve gelir
tablosunu bir kez daha incelemekte yarar olacaktır.

 1- Bilanço

Bilanço bir işletmenin belirli bir andaki mali durumunu gösteren bir tablodur. Malidurumundan kasıt; işletmenin sahip olduğu varlıklar ile varlıkların sağlandığıkaynakların parasal büyüklüğüdür.

Bilanço kalemlerinden varlıklar, DÖNEN VARLIKLAR ve DURAN VARLIKLAR
olarak sınıflandırılmakta ve her sınıflamada hesap grupları ile bu hesap gruplarında yer
alan hesaplar (bilanço kalemlerini) bulunmaktadır. Dolayısıyla bilanço düzenleme de
kullanılan bilanço kalemleri ile hesaplar arasında bir ilişki vardır ve bilanço
düzenlemeye yarayan bir hesap planı olması gerekir.Ülkemizde Tekdüzen Muhasebe Sisteminde yer alan Tekdüzen Hesap Planı bilançoda
gösterilmesi gereken tüm bilanço kalemlerini kapsamaktadır. Bu hesap planında yer
alan hesapların bilanço tarihindeki hesap kalanları ile bilanço düzenlenmektedir.


Dönen Varlıklar

İşletmenin serbestçe harcayacağı eldeki ve bankadaki nakit ile bir yıl içinde paraya
çevrilmesi mümkün değerlerin tamamı dönen varlıklar olarak adlandırılır. Dönen
varlıklar; hazır değerler, menkul kıymetler, ticari alacaklar, diğer kısa vadeli
alacaklar, stoklar, gider ve gelir tahakkukları ile diğer dönen varlıklardan oluşur.
Analizde dönen varlıklar toplamına brüt çalışma sermayesi denir. Brüt çalışma
sermayesi, işletmenin peşin alışları, üretim, bakım ve onarım, satışlar gibi günlük
işlemlerini yürütmesine ve kısa vadeli borçlarının ödenmesine yarar. Dolayısıyla
dönen varlıklar toplamının yeterli büyüklükte ve her bilanço kaleminin yer aldığı bir
birleşimde olması gerekir.

Yeterli büyüklükteki ve kalitedeki bir birleşimden oluşan dönen varlıklar ya da brüt
çalışma sermayesi, işletme faaliyetlerinin verimli ve kârlı olmasını sağlar.
Miktarca az olan ve birleşimi kalitesiz olan (yani her bilanço kaleminin yer almaması)
dönen varlıklar işletme faaliyetlerinin başarıyla yürütülmesine imkan vermeyecektir.
Miktarca fazla olan dönen varlıklarda atıl kalmış olarak değerlendirilir ve varlıkların
verimli ve kârlı kullanılmamasına neden olacaktır.

Dönen varlıklar ticari işletmelerde duran varlıklardan fazla olması gerekirken, sanayi
işletmelerinde ise az olması normal kabul edilir.

Duran Varlıklar

Bir yıldan daha fazla sürede işletme faaliyetlerinde kullanılacak, hatta bir yıldan önce
paraya çevrilmesi düşünülmeyen ya da paraya çevrilmesi mümkün olmayan değerler
ise duran varlıklar olarak adlandırılır. Duran varlıklar; uzun vadeli ticari ve diğer
alacaklar, mali duran varlıklar, maddi duran varlıklar, maddi olmayan duran
varlıklar, özel tükenmeye tabi varlıklar, gelecek yıllara ait giderler ve gelir
tahakkukları ile diğer duran varlıklardan oluşur.

Duran varlıkların dönüşümü hemen hemen hiç yoktur; ancak varlıkların verimli
kullanılmasına ve kârlılığa etkisi vardır. Yeterli bir maddi duran varlık büyüklüğü
müşterilerin taleplerine kısa sürede cevap verebilecek bir kapasiteyi temsil eder. Yine
iştirak ya da bağlı ortaklık gibi yapıların duran varlıklar arasında yer alması işletmenin
kârlılığı neticesinde başka yatırımlara girdiğini gösterir. Uzun vadeli alacakların
büyüklüğü işletmenin kârlı bir alanda ne kadar uzun vade yapabildiğini ifade eder.
Ama uzun vadeli alacakların fazlalığı, işletmenin satış kabiliyetindeki yetersizliğinin
bir sonucu da olabilir.

Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

Bir yıl içinde ödenmesi gereken borçlar kısa vadeli yabancı kaynaklar olarak
adlandırılır. Ancak bu borçların dönen varlıklardan karşılanması esastır. İşletmenin
mali borçları, ticari borçları, diğer borçları, alınan avansları, ödenecek vergi ve diğer
yasal yükümlülükleri, borç ve gider karşılıkları, gelecek aylara ait gelir ve gider
tahakkukları ile diğer kısa vadeli yabancı kaynakları kısa vadeli yabancı kaynaklar
grubunu oluşturur.

Kısa vadeli yabancı kaynakların toplamı, karşılığı dönen varlıklar grubundan çıkacak
nakit veya malları temsil eder. Bu borçların içindeki banka kredileri ile tahvilli borçlar
işletmeye ayrıca faiz yükü de getirecektir.
Kısa vadeli yabancı kaynakların uzun vadeli yabancı kaynaklardan az olması beklenir.
Böylece işletmedeki borçlanma maliyeti düşük, kısa vadeli borç ödeme kabiliyeti
yüksek olacaktır.

Kısa vadeli yabancı kaynaklar işletmenin nakit ihtiyacının karşılanması ya da stokların
kredi alınması nedeniyle doğar. Dolayısıyla bu kaynakların dönen varlıklar için
harcanması da esastır. Bu kaynakların duran varlıklar için harcanması ise, geriye bir
dönüşü getirmeyeceği için kısa vadeli borç ödeme kabiliyetini düşürecektir.
Net çalışma sermayesi, brüt çalışma sermaye durumundaki duran varlıklardan kısa
vadeli yabancı kaynakların çıkarılması ile bulunur. Doğal olarak kısa vadeli yabancı
kaynakların bir net çalışma sermayesi sağlaması açısından, dönen varlıklardan küçük
olması beklenir. Böylece işletmenin günlük faaliyetlerini sürdürebilmesi mümkündür
denilebilir.

Net çalışma sermayesi noksanı ise, duran varlıkların kısa vadeli yabancı kaynaklardan
az olması durumunda ortaya çıkar. Yani duran varlıklardan kısa vadeli yabancı
kaynakların çıkarılmasında bulunan sonuç negatiftir. Bu de işletmenin günlük
faaliyetlerini sürdüremeyeceği anlamına gelmektedir.
İşletmenin kısa vadeli borç ödeme kabiliyetinin iyi olması her zaman için bankalardan
kredi bulabilmesi ve satıcılardan kredili mal alabilmesi anlamını taşır. İşletmede bir net
çalışma sermayesinin bulunması ise varlıkların verimli kullanıldığını ve faaliyetlerin
kârlı olduğunu ifade etmektedir.

Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar

İşletmenin bir yıldan daha uzun vadeli borçları uzun vadeli yabancı kaynaklar olarak
adlandırılır. Uzun vadeli yabancı kaynakların, işletmedeki duran varlıklardan çıkacak
değerlerden karşılanması beklenir. İşletmenin uzun vadeli mali borçları, ticari
borçları, diğer borçları, alınan avansları, ödenecek vergi ve diğer yükümlülükleri,
borç ve gider karşılıkları, gelecek yıllara ait gelir ve gider tahakkukları ile diğer uzun
vadeli yabancı kaynaklarından oluşur.

Uzun vadeli yabancı kaynaklar işletmeden çıkacak nakit ve mal teslimleri ile ödenir.
Ancak bu nakit ve mal değerlerinin duran varlıkların yaratacağı katma değerlerden
oluşması beklenir. Uzun vadeli banka kredileri ile tahvilleri faiz yükünü de
beraberinde getirecektir.

İşletmenin uzun vadeli borçları ödeme kabiliyeti, işletmenin yatırım gücü ve kârlılığı
ile ilgilidir.

Kısa ve uzun vadeli yabancı kaynakların toplamının öz kaynaklardan büyük olmaması
gerekir. Öz kaynakların küçük olması her şeyden önce işletme mantığına ters

düşmektedir; işletmenin toplanan borçlar ile değil sahip ya da ortakların sermayesi ile
kurulması beklenir.
Uzun vadeli yabancı kaynaklar öncelikle maddi duran varlıkların finansmanında
kullanılmalıdır. Yine de uzun vadeli borçlar ile satın alınan mal ve hizmetlerde olumlu
karşılanır. Uzun vadeli olumlu yönü kısa vadede ödenmeyi kendisinden uzun vadede
yararlanılacak olmasıdır.

Öz kaynaklar

Öz kaynaklar işletme sermayesi ile dönem kârı ve yedeklerden oluşur. Öz kaynaklar
ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kâr yedekleri, dönem kârı veya zararı
kalemlerinden meydana gelmektedir.
Öz kaynaklar, işletme sahip ya da ortaklarının varlıklar üzerindeki hak sahipliğini
gösterir ve faiz gibi finansman yükleri getirmez. Bir işletmede öz kaynakların kısa ve
uzun vadeli yabancı kaynaklardan büyük olması en azından eşit olması beklenir.
Böylece alacaklıların güvenliği de temin edilmiş olur.
Öz kaynak içinde dönem zararları ile geçmiş yıllar zararları istenmeyen kalemlerdir.
Bunların büyüklüğü, o büyüklükte sermayenin yok olması anlamını taşır.
Öz kaynaklar duran varlıkların finansmanı için kullanılır. Ancak dönem kârının
karşılığı dönen varlıklar arasında yer alır. Bu durum net çalışma sermayesinin
oluşmasına ve kısa vadeli borç ödeme kabiliyetinin artmasına neden olur.

2-Gelir Tablosu

Gelir tablosu işletmenin belirli bir faaliyet dönemindeki faaliyet sonuçlarının
gösterildiği mali bir tablodur. Gelir tablosu, işletmenin belirli bir dönemde elde ettiği
tüm gelirleri ile bu gelirlerin elde edilmesinde katlandığı tüm maliyet ve giderleri
gösterir. İşletmenin elde ettiği dönem net kârı ya da uğradığı dönem net zararı da gelir
tablosunda yer alır.

Bilanço belirli bir anı, bir başka deyişle bilanço düzenleme tarihini ifade ederken, o
tarihteki bilanço hesaplarının hesap kalanlarını gösterir. Gelir tablosu ise, belirli bir
dönemi ifade ederken, o dönemde işlem gören hesaplarının toplamını gösterir. Yani
gelir tablosunu oluşturan hesaplar, gelir tablosunun düzenlendiği tarihte hiçbir hesap
kalanı vermez.

Bilanço da olduğu gibi gelir tablosunda da Tekdüzen Muhasebe Sisteminde öngörülen
Tekdüzen Hesap Planı kullanılır ve gelir tablosu bu hesap planında yer alınan gelir
tablosu hesaplarına göre gruplandırılır;

Brüt Satış Kârı veya Zararı

Brüt satış kârı veya zararı, işletmenin esas faaliyet alanı ile ilgilidir ve işletmenin esas
faaliyetindeki başarısını gösterir. Brüt satış kârı veya zararında, esas faaliyete ilişkin
gelirlerden, bunlar için katlanılan maliyetler indirilir. Ancak daha faaliyet giderleri
indirilmemiştir. Brüt satış kârı veya zararı grubunda, brüt satışlar, satış indirimler, net
satışlar ve satışların maliyeti yer alır.
Brüt satış kârı veya zararı grubunda zarar oluşumu, yani maliyetlerin gelirlerden büyük
olması hali olumsuz olarak değerlendirilir ve istenmeyen bir durumdur.

Faaliyet Kârı veya Zararı

Faaliyet kârı veya zararı, brüt satış kârı veya zararı ile faaliyet giderleri arasındaki
farktan doğar ve işletmenin esas faaliyet alındaki net kârını veya zararını gösterir bir
sonuçtur. İşletmenin esas faaliyeti alanındaki başarısının ölçülmesi bakımından
önemlidir.
Faaliyet kârı veya zararı grubunun olumlu yani kâr çıkması beklenir. Olumsuz bir
sonuç olan zarar ise istenmeyen bir durum olarak değerlendirilir.

Olağan Kâr veya Zarar

İşletmenin esas faaliyeti dışındaki faaliyetlerinden elde ettiği gelir ve kârları ya da gider zararlarının eklenmesi ile bulunan sonuç olağan kâr veya zarar olarak adlandırılır.
Olumlu sonuçlar kârı, olumsuz sonuçlar zararı gösterir. Tekdüzen Muhasebe
Sistemine göre finansman giderleri, olağan kâr veya zararlardan ayrıca gösterilir; kâr
varsa indirilmesi, zarar varsa eklenmesi söz konusudur.
Olağan kâr veya zarar, işletmenin kârlılığını belirlemede önemli bir rol oynar.
Özellikle faaliyet zararı varken olağan kârın çıkması ya da faaliyet kârı varken olağan
zararın çıkması işletmenin esas faaliyetleri dışındaki faaliyetlerden etkilendiğini
gösterir. Faaliyet zararı varken olağan kârı oluşması işletmenin esas faaliyet alanı
dışındaki alanlara yöneldiğine, faaliyet kârı varken olağan zararın oluşması ise
işletmenin esas faaliyeti dışındaki faaliyetlerinde etkin ve verimli olmadığına işaret
eder.

Dönem Kârı veya Zararı

İşletmenin esas faaliyetleri ile esas faaliyetleri dışında oluşabilecek olağandışı gelir ve
kârları ile gider ve zararlarından daha önce söz etmiştik. Dönem kârı veya zararı,
işletmenin olağan kâr veya zararına, olağandışı gelir ve kârların eklenmesi ya da
olağandışı gider ve zararların düşülmesi ile bulunur.
Bu sonuç işletmenin faaliyet döneminin kârlı ya da zararlı olarak kapattığını gösterir.
Dönem kârı veya zararı çoğunlukla faaliyet kârı veya zararı ile azınlıkla olağan kâr
veya zarardan oluşmalıdır. Olağandışı kâr veya zarar oluşumu normal bir faaliyet
döneminde hiç beklenmeyen sonuçlar olduğu için mümkün olduğu kadar küçük
olması gerekir.
 
Dönem kârının faaliyet kârı ya da olağan kârdan oluşması, dönem kârının devamlı
olacağını, olağandışı kârdan oluşması ise devamlı olmayacağı anlamına gelir.
Dönem zararının faaliyet zararı ya da olağan zarardan oluşması işletmenin esas faaliyet
alanında ya da piyasa şartlarında olumsuz şartlar olduğunu, etkin ve verimli
çalışmadığı, keyfi ve kötü yönetildiği gibi anlamlara gelir. Dönem zararının olağandışı
zarardan oluşması, arızi olması nedeniyle normal karşılanabilir.

Dönem Net Kârı veya Zararı

Gelir tablosundaki dönem kârı veya zararı, elde edilen kârdan ayrılan vergi ve diğer
yasal yükümlülükler karşılığı sonrası net kârı veya zararı gösterir. Kârlı sonuçlardan
vergi ayrılırken, zararlı sonuçlardan vergi ayrılmaz. Gelir tablosunun bir sonucunu
gösteren dönem net kârı veya zararı aynı zamanda bilançoya aktarılacak dönem net
kârı veya zararını da gösterir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir