Finans, Muhasebe, Vergi...
Ürün Yönetimi

Ekonomik eşitsizliğin kanıtı

'Sosyetik' alışveriş merkezleri ile doğuya yapılan yatırımların kıyaslanması…

Yatırımların dengesiz dağılımı, çok basit örneklerden yola çıkılarak ispatlanabilir. Bunlara büyük kentlerdeki sosyetik alışveriş merkezleri ile Türkiye'nin doğusuna yapılan yatırımları kıyaslayarak da ulaşabiliriz. Yalnızca İstanbul'da iki alışveriş merkezine yapılan yatırımın bedeli 300 milyon dolar. Doğuda 26 ilde 10 bin kişiye iş sağlayan yatırımların bedeli ise sadece 107 milyon dolar…

 

"Söylesem tesiri yok,

Sussam gönül razı değil"

Fuzûlî

Gündem toz duman… Cumhuriyet gerçekten de elden gitmek üzere… Aslında bu elden gidiş çok öncelere dayanıyor. Amacım bu süreci analiz etmek değil. Ancak, sizlerin de dikkatini çekmiştir.

Son dönemde giderek "mantar" gibi çoğalarak inşa edilen "meta" seyrini sağlayan, insanların iktisadi imkânları ile özlemleri arasında uçurumları büyüten, tüketim çılgınlığına dayalı borçlanmayı körükleyen "sosyetik" alışveriş merkezlerinden bahsediyoruz.

İşte son bir ay içerisinde İstanbul'da iki tane daha açılmış: Şişli'de bir tane Nişantaşı'nda bir tane daha… Medyada da ne çok yer aldılar ve almaya devam ediyorlar, gerek gazeteler gerekse de televizyonlar sürekli parlatıyor. Çileli ömürlerin aylık hesapları girdabındaki yurttaşlar birer nefer gibi tüketici orduları oluşturarak bu "merkezlere" seferler düzenlemeye devam ediyorlar.

E ne diyelim, "Gelişmenin Merhaleleri Teorisi"ni yazan W. Rostow'un beşinci aşaması olan "yüksek kitle tüketim çağı"nı sürdürüyoruz bir anlamda.

TESPİTLER

Gelelim dikkatlerinize sunmak istediğimiz noktaya. Ekonomi haberlerine konu olduğu kadarıyla bu merkezlerden birinin yatırım tutarı 150 milyon dolar, diğerinin ki de 180 milyon dolar. Altını çizmekte yarar var bu tutarlar yatırım maliyetlerini gösteriyor. Yani piyasa değerleri ile karıştırılmasın. Zira o "piyasa" değerleri bunların birkaç katı. Şimdi bu tutarları ister alt alta ister yan yana toplayalım:

150 + 180 = 330 milyon dolar. Bu birinci tespit olsun.

Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir araştırmanın(1) bulgularını kullanarak da ikinci tespitimizi oluşturalım. Araştırmada esas olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri kapsamında reel sektör işletmelerine (fabrikalar, otellere v.b) dönük orta ve uzun vadeli ve de oldukça düşük faizli kredileri analiz edilmiş. Bu bağlamda çarpıcı tespitleri sıralayabiliriz:

– Bahse konu kredi ödemeleri 1997­2004 döneminde yapılmış. Yani koskoca 7 yıl.

– Kapsamdaki il sayısı tam tamına 26 il.

– Ve bu 26 ildeki 525 şirket kredilendirilerek ekonomiye kazandırılmış.

– Ve de bunun sonucunda yaklaşık olarak 10.000 (on bin) kişiye yeni istihdam alanı yaratılmış.

Peki, ne kadarmış bu ödemeler?

Hemen belirtelim;

64 milyon doları (işletme kredisi) + 43 milyon doları da (yatırım kredisi olmak üzere) = 107 milyon dolar toplam…

Bu da ikinci tespit olsun.

Nasıl çarpıcı değil mi sizce de… Ve bir soru soralım kendimize:

330'MUBÜYÜK, 107 Mİ?

Oysa "demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" olan Cumhuriyetimizin bu bağlamda da sosyal devlet olduğu iddia edilebilir mi?

Sanki SOS + YAL = <> İstanbul'a <> diğer 26 ile.

Şimdi buna itiraz edenler, efendim ne alâkası var diyecek olanlar, ya da elma ile armudu karşılaştırıyorsun diyenler olabilir. Varsın desinler.

Ben de hem onlara cevaben hem de bu kısa notu tamamlamak için Anayasamızın 166. maddesini kayıtlara bir daha geçsin diye buraya not ediyor ve anımsatıyorum…

"İKİNCİ BÖLÜM

Ekonomik Hükümler

I. Planlama

Madde 166 ­ Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin görevidir.

Planda milli tasarrufu ve üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum yararları ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.

Kalkınma planlarının hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına, değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir."

Dipnot:

1- Serdar Şahinkaya (2007), "Türkiye'de Bölgesel Dengesizliği Giderme Politikaları:"Acil Destek Programları" (Tasarım – Uygulama ­ Sonuçlar Üzerine Gözlemler)". MEMLEKET Siyaset Yönetim Dergisi 2007/3 Cilt:2. Sayı:3. s.61­107.Ankara

Dr. Serdar ŞAHİNKAYA

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi

 Kaynak: Cumhuriyet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir