Vergi cezaları ödenerek veya başka şekillerde ortadan kalktığı gibi, kusurluluğu, dolayısıyla  cezanın kesilme sebebini kaldıran  bazı haller sonucunda da ortadan kalkabilir.
                                                       
Cezayı Kaldıran Haller                   
1-    Ödeme                          
2-    Ölüm                               
3-    Düzeltme                           
4-    Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme
5-    Uzlaşma                               
6-    Tahsil Zamanaşımı                        
7-    Terkin                                  
8-    Yargı Kararları
9-    Mali Aflar
                       
Ceza Kesilmeyecek Haller
1- Yanılma
2- Pişmanlık ve Islah
3- Mücbir Sebepler
4-Ceza Kesmede Zamanaşımı
 
(Bunlardan, yanılma ve mücbir  sebepler kusurluluğu kaldıran hallerdir).
                    
a- Cezayı Kaldıran Haller

aa- Ödeme

    Vergi cezasının olağan ortadan kalkma yolu ödemedir. Vergi cezaları;
1-    Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa, dava açma süresinin bittiği tarihten;
2- Cezaya karşı dava açılmışsa, vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden, başlayarak bir ay içinde ödenir (VUK, m.368).

ab- Ölüm

    Cezaların kişiselliği ilkesinin gereği olarak, ölüm halinde vergi cezası düşer (VUK, m. 372).

ac- Düzeltme

    Vergi cezalarında yapılan hataların, Vergi Usul Kanunu’nun 116- 126 maddeleri arasında yer alan düzeltmeye ilişkin usul ve şartlara göre düzeltilmesiyle, hata sonucunda istenen vergi cezası da ortadan kalkmış olur (VUK, m. 375).

aca- Vergi Hatası Tanımı ve Vergi Hatalarının Türleri

    Vergi hatası, vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır (VUK, m. 116). Tanımdan anlaşılacağı gibi, kanunda vergi hatalarının iki ayrı grubundan söz edilmektedir. Bunlar, hesap hataları ile vergilendirme hatalarıdır.

a) Hesap Hataları

    Vergi hatalarının ilk grubunu hesap hataları oluşturmaktadır. Hesap hataları şunlardır (VUK, m. 117):
i-  Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekâlif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.
ii- Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, (i)’de belirtilen belgelerde verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.
iii- Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında, belli bir vergilendirme dönemi için, aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.

b) Vergilendirme Hataları

Vergi hatalarının ikinci grubunu oluşturan vergilendirme hataları şunlardır (VUK, m. 118):
i-   Mükellefin şahsında hata: Bir verginin, asıl borçlusu yerine, başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır.
ii- Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır.
iii-  Konuda hata: Açık olarak vergi konusuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır.
iv-   Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.
acb- Hataların Ortaya Çıkarılması

    Vergi hatalarının düzeltilebilmesi için önce ortaya çıkarılmaları gerekir. Hatalar şu yollarla ortaya çıkarılabilir (VUK, m. 119):

i-   İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile;
ii-  Üst memurların yaptıkları incelemeler sonucunda hatanın görülmesi ile;
iii- Hatanın teftiş sırasında tespiti ile;
iv- Hatanın vergi incelemesi sırasında tespiti ile;
v-  Mükellefin başvurusu ile.

    Görüldüğü gibi, vergi hatalarının ortaya çıkarılma yollarından dördü idare, biri de mükellefler tarafından kullanılmaktadır.

acc- Düzeltme Yetkisi ve Reddiyat

    Vergi hatalarının düzeltilmesine ilgili vergi dairesi müdürü karar verir. Vergi hataları düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise, mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası reddedilecek miktarla başvuracağı muhasebe ve başvuru süresi belirtilerek mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere başvurmadığı takdirde, hakkını kaybeder (VUK, m. 120).

acd- Düzeltme Yolları

    Vergi hatalarının düzeltilmesinde re’sen düzeltme ve mükelefin talebi üzerine düzeltme olmak üzere iki yol bulunmaktadır.

a) Re’sen Düzeltme

    İdarece tereddüt edilmeyen açık ve mutlak vergi hataları re’sen düzeltilir. Aleyhine düzeltme yapılanların, düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları saklıdır (VUK, m. 121).

b) Mükellefin Talebi Üzerine Düzeltme. Düzeltme Talebi

    Mükelefler, vergi işlemlerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler. Bu başvuruya “düzeltme talebi” denir. Düzeltme talebi dilekçeleri posta ile taahhütlü olarak da gönderilebilir (VUK, m. 122).
    Vergi dairesinin ilgili servisi, düzeltme talebini, kendi mütalâasını da ekleyerek düzeltme merciine gönderir. Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde durum düzeltmeyi isteyene tebliğ olunur (VU, m.123).
    
ace- Şikâyet Yolu ile Başvuru

    Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığı’na başvurabilirler. Şikâyet başvurusu, il özel idaresi vergileri için valiliklere; belediye vergileri için ise belediye başkanlıklarına yapılır (VUK, m. 124).

acf- Düzeltmenin Kapsamı

    Vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştay’dan geçmiş olan işlemlerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları kesinleşmiş olsa bile, düzeltilebilirler. Ancak, söz konusu düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakında anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şarttır (VUK, m. 125).

acg- Düzeltmede Zamanaşımı

    Tarh zamanaşımı (tahakkuk zamanaşımı) süresi dolduktan sonra ortaya çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. Şu kadar ki, düzeltme zamanaşımı süresi;
i- Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı;
ii- İlân yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde, mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği;
iii- İhbarname ve ödeme emri ilâ yoluyla tebliğ edilen vergilerde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre haczin yapıldığı;
tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamaz (VUK, m. 126).

ad- Vergi Ziyaı, Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirme

    Mükellef veya vergi sorumlusu, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkını ve aşağıda gösterilen indirimlerden arta kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını, ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse;
1-    Vergi ziyaı cezasında, birinci defada yarısı, müteakiben kesilen cezaların üçte biri,
2-    Usulsüzlük veya özel usulsüzlük cezalarının üçte biri, indirilir
Mükellef veya vergi sorumlusu, ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını yukarıda yazılı süre içinde ödemez veya dava konusu yaparsa, cezalarda indirme hükümlerinden yararlandırılmaz (VUK, m. 376).
Buna göre, cezalarda indirme hükümlerinden yararlanma koşulları şu şekilde sıralanabilir:
1-    İkmalen, re’sen veya idarece tarh edilen bir vergi olması,
2-    Mükellef veya vergi sorumlusunun, ihbarnamelerin tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurması,
3-    Vergi veya vergi farkı ile indirimlerden arta kalan cezaların kanunda belirtilen sürelerde ödenmesi,
4-    İndirim talep edilen vergi ve cezaların dava konusu yapılmaması.

ae- Uzlaşma

aea- Kavram

Uzlaşma, vergi idaresinin mükelleflerle kanunda belirtilen koşullar dahilinde anlaşması yoluyla vergi uyuşmazlığının idari aşamada çözülmesini ve vergi alacağının, zam ve cezaları ile birlikte kısmen veya tamamen ortadan kalkmasını sağlayan bir vergi hukuku kurumudur.

aeb- Uzlaşmanın Kapsamı

    Mükellef tarafından, ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi ziyaı cezalarının (kaçakçılık ve kaçakçılığa iştirak fiilleri dolayısıyla kesilen cezalar ve bunlarla ilgili vergiler hariç) tahakkuk edecek miktarları konusunda vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten ya da yanılmadan  kaynaklandığının veya vergi hataları bulunduğunun veya uyuşmazlık konusu olayda, yargı kararları ile idarenin görüş farklılığının olduğunun ileri sürülmesi durumunda, idare kanunda yer alan uzlaşma ile ilgili hükümler çerçevesinde mükellefler ile uzlaşabilir (VUK, ek madde 1).
    Uzlaşma konusu verginin matrah farkları itibariyle bölünebildiği durumlarda, uzlaşma sadece toplam matrah farkının bu bölümüne isabet eden vergi kısmı için de yapılabilir.
    Uzlaşma talebinde vergi ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bulunulur. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi halinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağa idarenin nihai teklifi yazılır. Mükellef dava açma süresinin sonuna kadar teklif edilen vergi ve cezayı kabul ettiğini yazılı olarak bildirirse, uzlaşma sağlanmış sayılır. Mükellefler uzlaşma görüşmelerinde, bağlı oldukları meslek odasından bir temsilci ve 3568 sayılı kanuna göre  kurulan meslek odasından bir meslek mensubu bulundurabilir.

aec- Uzlaşma Komisyonları

    Genel bütçeye giren vergi, resim ve harçlar ile cezalara ilişkin uzlaşma taleplerinin incelenmesi için üçer kişilik il ve ilçe uzlaşma komisyonları ile Merkezi Uzlaşma Komisyonu kurulur. Uzlaşma Yönetmeliği’nin 6’ncı maddesi uyarınca, uzlaşma komisyonlarının kuruluşu şu şekildedir :

a) İl Uzlaşma Komisyonu

    İl uzlaşma komisyonu, defterdarın veya tevkil edeceği  kişinin başkanlığında gelir müdürü ile vergi dairesi müdüründen oluşur.
b) İlçe Uzlaşma Komisyonu

    Bağımsız vergi dairesi bulunan ilçelerde, vergi dairesi müdürünün başkanlığında müdür tarafından belirlenecek bir müdür yardımcısı ve şeften oluşur. Müdür yardımcısı veya şef bulunmaması halinde, komisyonda, bunların yerine görev yapanlar üye olur. Bağlı vergi dairelerinde komisyon, mal müdürünün başkanlığında gelir şefi ve memurundan oluşur. Gelir şefi bulunmaması halinde, yerine gelir şefliği memurlarından birisi üye olur.

c) Vergi Dairesi Başkanlıklarında Uzlaşma Komisyonu

    Vergi dairesi başkanının başkanlığında vergi müdürü ve müdür yardımcısından oluşur.

d) Merkezi Uzlaşma Komisyonu

    Mahalli uzlaşma komisyonlarına tanınan yetki sınırlarını aşan vergi, resim ve harçlarda uzlaşmak üzere kurulan Merkezi Uzlaşma Komisyonu, Maliye Bakanlığı müsteşarının başkanlığında, Genel müdürlüğün bağlı olduğu müsteşar yardımcısı ve Gelirler genel Müdürü’nden oluşur.
    Uzlaşma komisyonları, üyelerinin tamamının katılmasıyla toplanırlar ve çoğunlukla karar verirler.
    Komisyonların başkan ve üyelerinin herhangi bir nedenle görevlerinin başında bulunmamaları halinde, bunlara vekâlet edenler komisyonda görev yaparlar.
    Uzlaşma komisyonlarının tutacakları uzlaşma tutanakları kesin olup gereği vergi dairelerince derhal yerine getirilir (VUK, ek madde 6/1). Mükellef veya adına ceza kesilen, üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunamaz (VUK, ek madde 6/2).

aed- Uzlaşma ve vergi Mahkemelerinde Dava Açma
 
    Süresi içinde uzlaşma talebinde bulunan mükelef veya ceza muhatabı uzlaşma talep ettiği vergi veya ceza için, ancak, uzlaşma vaki olmadığı takdirde dava açma yoluna gidebilir (VUK, ek madde 7/1).
    Mükellef veya ceza muhatabı, aynı vergi veya ceza için uzlaşma talebinden önce dava açmışsa, dava uzlaşma isteminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır (VUK, ek madde 7/2) Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, durdurulmuş olan davanın görülmesine, durumun vergi dairesince bildirilmesi üzerine, vergi mahkemesinde devam olunur (VUK, ek madde 7/5).
Uzlaşmanın vaki olması halinde, mükellef, üzerinde uzlaşılan vergi ve cezaya (bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her ikisine); adına sadece ceza kesilmiş bulunan, üzerinde uzlaşılan işbu cezaya karşı dava açamaz. (VUK, ek madde 7/3).
Uzlaşmanın vaki olmaması halinde, mükellef veya ceza muhatabı; tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya, uzlaşmanın vaki olmadığına dair tutanağın kendisine tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilir. Bu takdirde, dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise, bu süre, tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar (VUK, ek madde 7/4).

aef- Üzerinde Uzlaşılan Vergi ve Cezaların Ödenmesi

    Uzlaşma konusu yapılan vergi ve cezalar;

    a) Uzlaşma vaki olduğu takdirde, uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse, kanuni ödeme zamanlarında; ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse, ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde;
    b) Uzlaşma vaki olmadığı takdirde, Vergi Usul Kanunu’nun 112’nci ve 3682inci maddeleri hükümlerine göre;
    ödenir (VUK, ek madde 8).

aeg- Uzlaşma ve Cezalarda İndirme

    Uzlaşma ve cezalarda indirme hükümlerinin birlikte uygulanması mümkün değildir. Üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında indirme hükümleri (VUK, m. 376); indirme hükümlerinin uygulandığı vergi ve cezalar için de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Ancak ceza muhatabının, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyan ederek, olaya cezalarda indirme hükümlerinin uygulanması isteme hakkı saklıdır (VUK, ek madde 9).

aei- Tarhiyat Öncesi Uzlaşma

a) Tanımı ve Kapsamı

    Tarhiyat öncesi uzlaşma, vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalarda uygulanan bir özel uzlaşma kurumudur. Ancak, kaçakçılık ve kaçakçılığa iştirak fiilleri dolayısıyla vergi ziyaı cezası kesilecek tarhiyata ilişkin vergi ve cezalar tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamı dışında bırakılmıştır (VUK, ek madde 11/1).
    Tarhiyattan önce uzlaşmaya varılması halinde, tutanakla tespit edilen bu husus hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunulamaz. Uzlaşılan vergi miktarı üzerinden ayrıca gecikme faizi hesaplanır (VUK, ek madde 11/2).
    Tarhiyat öncesi uzlaşmanın temin edilememiş veya uzlaşma görüşmesinde uzlaşmaya varılamamış olması halinde, mükellefler veya ceza muhatabı olanlar verginin tarhından ve cezanın kesilmesinden sonra uzlaşma talep edemezler.

b) Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Komisyonları

    Tarhiyat öncesi uzlaşma konusunda görev yapacak uzlaşma komisyonlarının kuruluşu Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Yönetmeliği’nde şu şekilde düzenlenmiştir :

i- Merkez inceleme elemanlarınca yapılacak incelemelerde komisyonların kurulması

    Merkez inceleme elemanlarınca, devamlı çalışma yerlerinde yapılan incelemeler için kurulacak uzlaşma komisyonu; incelemeyi yapanların kurul mensubu merkez inceleme elemanları olması halinde, ilgili kurul başkanlıklarınca belirlenecek biri başkan olmak üzere üç merkezi inceleme elemanından, incelemeyi yapanların Gelirler Genel Müdürlüğü merkez inceleme elemanları olması halinde, ilgili genel müdürlükçe tespit edilecek biri başkan olmak üzere üç merkez inceleme elemanından oluşur (Yönetmelik, m. 5).

ii- Mahalli inceleme elemanlarınca yapılacak incelemelerde komisyonların kurulması

    Bölge müdürlüklerine bağlı vergi denetmenlerince yapılan incelemelerde uzlaşma komisyonu, bölge müdürlüğünün kurulduğu il merkezinde gelirler bölge müdürü veya tevkil edeceği yardımcısının başkanlığında iki vergi denetmeninden, diğer iller ile ilçelerde, biri başkan olmak üzere üç vergi denetmeninden oluşur. Komisyonun başkan ve üyelerini bölge müdürü belirler. Komisyon teşkilinde güçlük bulunduğu takdirde, vergi dairesi müdürü (bağlı vergi dairelerinde mal müdürü) veya gelir müdürü komisyona üye olarak katılabilir (Yönetmelik, m. 6).

iii- Bölgesel uzlaşma komisyonlarının kurulması

    İncelemeyi yapan merkez inceleme elemanının bağlı olduğu ekip veya grup başkanının gerek gördüğü hallerde ve talebi üzerine, incelemeyi yapanın mensup olduğu kurul veya genel müdürlük, uzlaşmayı bölgesel düzeyde yaptırabilir. Bölgesel düzeyde yapılacak uzlaşmalarda, komisyon üyeleri ilgili kurul ve genel müdürlükçe belirlenir (Yönetmelik, m. 7).

    Komisyonlar, üyelerinin tamamının katılması ile toplanırlar ve çoğunlukla karar verirler (Yönetmelik, m. 14).

c) Tarhiyat Öncesi Uzlaşma Talebi

    Tarhiyat öncesi uzlaşma için, nezdinde inceleme yapılan kimsenin bizzat veya vekili veya kanuni temsilcisi aracılığı ile ve yazılı olarak incelemeyi yapan elemana veya bağlı bulunduğu ekip veya grup başkanlığına başvurması gerekir (Yönetmelik, m. 8).
    Nezdinde inceleme yapılan kimseler, incelemenin başlangıcından inceleme ile ilgili son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen süre içinde her zaman uzlaşma talebinde bulunabilirler (Yönetmelik, m. 9). Ayrıca, harici bilgilere dayanılarak, mükelleflerin bilgisi dışında yapılan incelemelerde, inceleme elemanı herhangi bir taahhüt altına girmeksizin mükellefi uzlaşma talebinde bulunmaya davet edebilir (Yönetmelik, m. 11). Muhatabın bilinen en son adresine uzlaşmaya davet yazısının tebliğ edilememesi veya yazıda bildirilen yer ve tarihte uzlaşma davetine uyulmaması hallerinde, uzlaşma konusunda başkaca bir işlem yapılmaz ve uzlaşma temin edilmemiş sayılır (Yönetmelik, m. 12).

d) Uzlaşma Tutanağının Düzenlenmesi

    Belirlenen gün ve saatte mükellef veya vekilinin katılımı ile toplanan uzlaşma komisyonu konuyu tartışır. Uzlaşma sağlandığı takdirde, durumu bir tutanakla tespit eder. Tutanak, komisyon başkanı ve üyeleri ile mükellef veya vekili tarafından imzalanır. Tutanağın bir nüshası ilgiliye derhal verilir. Bir nüshası da üç gün  içinde, rapor ve ekleriyle birlikte ilgili vergi dairesine gönderilir (Yönetmelik, m. 15).

e) Uzlaşmanın Kesinliği ve Dava Konusu Edilemeyeceği

    Uzlaşma komisyonlarının uzlaşma sonucunda düzenleyecekleri uzlaşma tutanakları kesin olup, gereği vergi dairelerince derhel yerine getirilir. Yukarıda da belirtildiği gibi, üzerinde uzlaşılan veya tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunulamaz. Mükellefler, üzerinde uzlaşılan vergi miktarına göre düzeltilen ceza hakkında, ayrıca, cezalarda indirme (VUK, m. 376) hükümlerinden yararlanma talebinde bulunamazlar (Yönetmelik, m. 16).
    
f) Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Yapılamayacak Haller

    Tarhiyat öncesi uzlaşmanın herhangi bir nedenle temin edilememesi veya uzlaşmaya varılamaması halinde, mükellefler verginin tarhından sonra, tarhiyat sonrası uzlaşma talep edemezler (Yönetmelik, m. 17).

g) Üzerinde Uzlaşılan Vergi ve Cezaların Ödenmesi

    Uzlaşma konusu yapılan vergide uzlaşma vaki olduğu takdirde, düzenlenen uzlaşma tutanağı derhal ilgili vergi dairesine gönderilir. Bu tutanak tahakkuk fişi yerine geçer. Uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme zamanlarından önce ilgiliye tebliğ edilmişse, kanuni ödeme zamanlarında; ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra ilgiliye tebliğ edilmiş ise, ödeme süreleri geçmiş olanlar, uzlaşma tutanağının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir (Yönetmelik, m. 18).

af- Tahsil Zamanaşımı

    Vergi cezaları tahsil zamanaşımı yoluyla da ortadan kalkar. Tahsil zamanaşımı ile ilgili açıklamalar yukarıda yapılmıştır.

ag- Terkin

    Vergi cezalarını kaldıran sebeplerden bir başkası da terkindir. Bu konu da yukarıda incelenmiştir.

ai- Yargı Kararları

    Hukuka aykırı olarak kesilen vergi cezaları, vergi yargısı mercilerince kaldırılabilir. Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler (VUK, m. 377/1).

ah- Mali Aflar

    Mali aflar, vergi cezalarını kaldıran bir başka sebeptir. Eşitlik ilkesine aykırı olması, cezaların caydırıcılığını ve etkinliğini azaltması gibi gerekçelerle eleştirilen mali aflara siyasi, ekonomik ve sosyal nedenlerle Türkiye’de olduğu kadar, başka ülkelerde de başvurulduğu görülmektedir.

b- Ceza Kesilmeyecek Haller

ba- Yanılma

    Yanılma, kusurluluğu kaldıran hallerdendir. Kusurluluğun bulunmaması halinde suçun unsurları eksik olacağından cezalandırma şartı da yoktur.. Vergi Usul Kanunu’na göre yanılma nedeni olarak habul edilen aşağıdaki hallerde ceza kesilmez (VUK, m.369):

i- Yetkili makamların mükelefin kendisine yazı ile yanlış açıklama yapmış olmaları;
ii- Bir kanun hükmünün uygulanma tarzı hususunda, yetkili makamların görüş değiştirmiş olması veya bu hükme ilişkin bir içtihadın değişmiş olması.

bb- Pişmanlık ve Islah

    Beyana dayanan vergilerde, vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber veren mükelleflere aşağıda yazılı şartlarla vergi ziyaı cezası kesilmez (VUK, m. 371):

i-  Mükellefin durumu haber verdiği tarihten önce, bir muhbir tarafından bir resmi makama dilekçe ile veya tutanakla belgelenmek koşulu ile sözlü olarak ihbarda bulunulmamış olması. (Dilekçe veya tutanağın resmi kayıtlara geçirilmiş olması şarttır);
ii- Haber verme dilekçesinin  ilgili memurlar tarafından mükellef nezdinde herhangi bir vergi incelemesine başlandığı veya olayın takdir komisyonuna intikal ettirildiği günden önce (kaçakçılık suçu oluşturan fiillerin işlendiğinin tespitinden önce) verilmiş ve resmi kayıtlara geçirilmiş olması;
iii- Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin, mükellefin haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde verilmesi;
iv- Eksik veya yanlış yapılan beyanın, haber verme dilekçesinin verildiği tarihten başlayarak 15 gün içinde tamamlanması veya düzeltilmesi;
v-  Mükelefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da (m. 51’de) belirtilen oranda bir zamla  birlikte haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödenmesi.

    Bu şartların yerine getirilmesi halinde, kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında, kaçakçılık (VUK, m. 359) ve kaçakçılığa iştirak (VUK, m. 360) hükümleri uygulanmaz.
Pişmanlık ve ıslah hükümleri, bina ve arazi vergilerinde uygulanmamaktadır (VUK, m. 371/son fıkra).

bc- Mücbir Sebepler

    Yanılma gibi kusurluluğu kaldıran hallerden bir başkası da mücbir sebeplerdir.Yukarıda C- 2’de açıklanan mücbir sebeplerden herhangi birinin varlığı malûm ise veya belgelenir ve ispat olunursa vergi cezası kesilmemektedir (VUK, m. 373).

bd- Ceza Kesmede Zamanaşımı

    Aşağıda belirtilen süreler geçtikten sonra vergi cezası kesilmez (VUK, m. 374):

i- Vergi ziyaı cezasında, cezanın bağlı olduğu vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak; fatura ve benzeri belge verilip alınmaması  ve diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmaması (VUK, m. 353) ile bilgi vermekten çekinme ilgili fiiller (VUK, mükerrer m. 355) dolayısıyla kesilecek özel usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl;
ii- Usulsüzlüklerde, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıldır.
    Ancak, vergi ziyaı cezası ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde, kesilecek ceza, vergi ziyaı cezası için belirlenen zamanaşımı süresi içinde kesilir (VUK, m. 374/2).
    Zamanaşımı süreleri içinde ceza ihbarnamesi tebliğ edilmesi zamanaşımını keser (VUK, m. 374/3).