Finans, Muhasebe, Vergi...
Yönetim ve Organizasyon

Tedarik Zinciri

Tedarik Zinciri, müşteri ihtiyaçlarını doğru zamanda, yerde ve uygun bir fiyatla sunabilmek için tüm satın alma, satma, müşteri eğilimlerini belirleyebilme, üretme gibi tedarikçiden son müşteriye kadar olan tüm faaliyetlerdir. APICS sözlüğünde Tedarik zinciri: “1. Tedarikçi ile firma arasındaki, ilk hammaddeleri ile tamamlanmış ürünlerin son tüketimi arasında yer alan süreçler; ve 2. Ürün ve hizmetlerin müşterilere sunulması için değer zincirini harekete geçiren firma içi ve dışı fonksiyonlar” olarak tanımlanır. Lojistik: müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, servis hizmetinin ve bilgi akışının, başlangıç noktasından (kaynağından) tüketildiği son noktaya (nihai tüketiciye) kadar olan tedarik zinciri içindeki hareketinin etkili ve verimli bir şekilde planlanması, uygulanması, taşınması, depolanması ve kontrol altında tutulmasıdır.

 

 

Tedarik Zincirinde amaçlanan nokta, en uygun maliyet sarf ederek kaliteyi optimumda tedarik etmek ve firma içerisinde elde edilen bu kaynakları en uygun şekilde kullanarak optimum çıktıyı gerçekleştirmektir.

Aslında tek nokta kaliteyi nasıl ucuza alacağımızdır. Rekabet şartları o kadar yoğun ki insanlar şu gün ürünlerini üretmek ve satmak adına bin bir türlü yöntemlere başvuruyorlar.

Bizler de alacağımız ürünlerde karışıklık yaşayıp neyi nasıl seçmemiz gerektiğini tam olarak bilemeyebiliyoruz. Hem ürün çeşitliliği çok fazla hem de teknik açıdan bir fark yaratacak ürünler pazarlanmamakta. Farklılık yok..

Tedarik, aslında şirketimizden “para” çıkan tek nokta.. Bazı şirketlerde bu işe atanmış kişiler tam alış yetkisine sahiptir, bazı şirketlerde ise aksine bu alımlar bizzat iş sahibinin onayı dahilinde gerçekleştirilmektedir. Peki olması gereken hangisidir? Bu konuda ilgili göreve bir sorumlu atanmalı yetkilendirilmeli, görev ve sorumlulukları net olarak belirlenmelidir. Yoksa Satınalma bir “Suistimal Departmanı” olabilir.

Satınalma yapılması bir yana birde alınan ürünlerin ya da yarı mamullerin fazla stoklarının yaşanması her şirkette söz konusu. Düzgün bir depolama sisteminin veya düzgün bir stok takibinin olmadığı yerde yaşanan karmaşalar eldeki ürünlerin doğru tespit edilememesine sebebiyet vermektedir. Bunun sonucu olarak haddinden fazla birikmiş eski ürün barındırmakta, farklı çeşitlerde farklı ürünler durduğu yerde bir maliyet oluşturmakta bir de artı olarak işçilik meydana getirmekte ve sonuç stoklarımızda şişkinlik….. Bu durumda da elimizdekileri düzgün değerlendiremiyoruz, gereksiz stok yaşıyoruz. Ne yapmalıyız?

Profesyonel stoklama işlerinin her zaman ölü yatırım olduğu düşünülmekte. Gerçekte bu şekilde olmadığı projeler ortaya konulduğunda getirilerinin çok fazla olduğu ve maliyetleri ne kadar azalttığı tartışılmaz bir konudur.

Şöyle ki;

Düzgün bir yerleşim ve planlı girdi tespiti o ürün üzerindeki taşımaları azaltır. Üretim kısmının öncelikli kullanması gereken ürünler yakın bölgelerde stoklanmalıdır. Taşımalar gerekli olduğu yerlerde makineler ile yapılmalıdır. İstenilen ürünün zamanında görülebilmesi ve tespiti miktarsal açıdan netlik yaratır. Fazla alımları ya da az alımları engeller. Ayrıca, fazla oluşan stoktan dolayı diğer malzemelerimizin her hangi bir şekilde zarar görmesini ya da yerinde görülememesini engellemiş oluruz.

Banu Sönmez

Endüstri Mühendisi

Baş Denetçi(ISO 9001:2008)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir