imageİkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki uluslararası ekonomik ve mali sistemin temeli 1944’te toplanan Bretton Woods Konferansı’nda atılmıştır. Konferansın sonucunda kurulmasına karar verilen iki örgütten birisi olan Dünya Bankası, Avrupa ekonomilerinin onarımına katkıda bulunmak ( daha sonraları AGÜ’lere kalkınma yardımı sağlamak ), ikincisi olan Uluslararası Para Fonu ( IMF ) da uluslar arası parasal ve mali sistemin düzenli biçimde işlemesini sağlamakla görevli idi.

1947 yılında ise Tarife ve Ticaret Konusunda Genel Anlaşma ( General Agreement on Tariff and Trade- GATT ) adıyla Cenevre’de bir organizasyon kurulmuştur. Amaç, ticaretin çok taraflı anlaşmalarla özendirilmesiydi. Yani dünya ticaretinin global olarak serbestleştirilmesi idi. Bunu yapmak için de bazı temel ilkeler benimsenmiştir. Bunlar;

1. Üye ülkeler arasındaki ticarette ayrımcılık yapmama ( non discrimination ),

2. Koruma aracı olarak yalnızca gümrük tarifelerinin kullanılabilmesi,

3. Görüşmelerde üyeler arasında “karşılıklı ödün ilkesi” nin uygulanması,

4. Üyeler arasındaki ticari anlaşmazlıklarda arabuluculuk görevi,

5. Tarife indirimlerinin bağlayıcılığı.

GATT’ın en büyük başarısı sanayi malları ticaretinde sağlanan oldukça yüksek oranda tarife indirimleri olmuştur. GATT, yürürlüğe girdiği tarihte üye ülkelerde kotaların derhal kaldırılmasını öngörüyordu. Bununla birlikte, anlaşmada kotaların uygulanmasına izin veren bazı durumlarda vardı.

Bunlardan birisi, dış ödeme açıklarının giderilmesinde acil bir önlem olarak kotalara izin verilmesi durumudur. Ayrıca, GATT kotaların gelişmekte olan ülkeler tarafından uygulanmasına da izin verir. Bu ülkelerin iktisadi kalkınma politikaları ve çoğu durumda da içinde bulundukları kronik dış ödeme açıkları kota uygulamalarını zorunlu kılmaktadır.

Uruguay görüşmelerine kadar tarım ürünlerinin ticareti de GATT görüşmelerinin dışında tutulmuştur. Bu görüşmeden sonra tarım ürünleri alanında da dünya ticaretinin serbestleşmesi yolunda ilerleme sağlanmıştır. Ayrıca ekonomik birleşmelere de ayrıcalık tanınmıştır. Bir grup ülkenin birbirlerine karşı tarifelerini sıfırlarken, dışarıda kalanlara karşı tarife uygulamaları, en çok kayırılmış ülke kuralı ile bağdaşmaz. Bununla birlikte, GATT bölgesel düzeyde ticaretin serbestleştirilmesini dünya ticaretinin serbestleştirilmesi yolunda bir adım olarak kabul etmiş ve o nedenle de bölgesel iktisadi birleşmelere olanak sağlamıştır.