GENEL KABUL GÖRMÜS MUHASEBENIN TEMEL KAVRAMLARI

1- Sosyal Sorumluluk Kavrami

2- Kisilik Kavrami

3- Isletmenin Sürekliligi Kavrami

4- Parayla Ölçülme Kavrami

5- Maliyet Esasi Kavrami

6- Tarafsizlik ve Belgelendirme

7- Tutarlilik ( Devamlilik) , Muhasebe Politikalarinda sik sik degisiklik yapmamak

8- Tam Açiklama

9- Ihtiyatlilik

10- Önemlilik

11- Özün önceligi Kavrami

 

1- SOSYAL SORUMLULUK

Muhasebe islevini yerine getirme konusundaki sorumlulugu belirtmektedir. Muhasebenin organizasyonunda,

muhasebe uygulamalarinin yürütülmesinde ve mali tablolarin düzenlenmesi ve sunulmasinda belli kisi ve

gruplarin degil tüm toplumun çikarlarinin gözetilmesi ve dolayisiyla bilgi üretilmesinde gerçege uygun , tarafsiz

ve dürüst kavranilmasi geregini ifade eder.

2- KISILIK KAVRAMI

Isletmenin ayri bir kisilige sahip oldugunu ve o isletmenin muhasebe islemlerinin bu kisilik adina yürütülmesi

gerektigini öngörür.

3- ISLETMENIN SÜREKLILIGI KAVRAMI

Isletmenin faaliyetlerini bir süreye bagli olmaksizin sürdürecegini ifade eder. isletme sahiplerinin yada

hissedarlarinin yasam süreleriyle bagli degildir. isletmenin sürekliligi kavrami maliyet esasinin temelini

olusturur.

4- DÖNEMSELLIK KAVRAMI

Isletmenin sürekliligi kavrami uyarinca sinirsiz kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her

dönemin faaliyet sonuçlarinin diger dönemlerden bagimsiz olarak saptanmasidir. gelir ve giderlerin tahakkuk

esasina göre muhasebelestirilmesi, hasilat gelir ve karlarinin ayni döneme ait , maliyet, gider ve zararlarla

karsilastirilmasi bu kavram geregidir.

5- PARAYLA ÖLÇÜLME KAVRAMI

Parayla ölçülebilen, iktisadi olan ve islemlerin muhasebeye ortak bir ölçü olarak, para birimi ile yansitilmasini

ifade eder. muhasebe islemleri ulusal para birimlerine göre yapilir.

6- MALIYET ESASI KAVRAMI

Para mevcudu, alacaklar ve maliyetinin belirlenmesi mümkün veya uygun olmayan diger kalemler hariç, isletme

tarafindan edinilen varlik ve hizmetlerin muhasebelestirilmesinde, bunlarin elde edilme maliyetlerinin esas

alinmasi geregini ifade eder.

7- TARAFSIZLIK VE BELGELENDIRME KAVRAMI

Muhasebe kayitlarinin gerçek durumu yansitan ve usulüne uygun olarak düzenlenmis, objektif belgelere

dayandirilmasi ve muhasebe kayitlarina esas alinacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsiz ve önyargisiz

davranilmasi geregini ifade eder.

8- TUTARLILIK KAVRAMI

Muhasebe uygulamalari için seçilen muhasebe politikalarinin bir birini izleyen dönemlerde degistirilmeden

uygulanmasi geregini ifade eder. isletmenin mali durumunun , faaliyet sonuçlarinin ve bunlara iliskin yorumlarin

karsilastirilabilir olmasi, bu kavramin amacini olusturur. tutarlilik kavrami benzer olay ve islemlerde kayit

düzenleriyle degerleme ölçülerinin degismezligini ve mali tablolarda , birim ve içerik yönünden tekdüzeni

öngörür. geçerli nedenin bulundugu durumlarda isletmeler uyguladiklari muhasebe politikalarini degistirebilirler.

ancak bu degisiklikleri ve bunlarin parasal etkilerini mali tablolarin dipnotlarinda açiklanmasi zorunludur.

9- TAM AÇIKLAMA KAVRAMI

Mali tablolardan ve bu tablolardan yararlanacak kisi ve kuruluslarin dogru karar vermelerine yardimci olacak

ölçüde , yeterli , açik ve anlasilir olmasini ifade eder. mali tablolarda finansal bilgilerin tam olarak açiklanmasi

yaninda , mali tablolarin kalemleri kapsaminda yer almayan ancak alinacak kararlari etkileyebilecek ,

gerçeklesmesi muhtemel olaylara da yer verilmesi , bu kavram geregidir.

10- IHTIYATLILIK KAVRAMI

Muhasebe olaylarinda temkinli davranilmasi ve isletmenin karsilasabilecegi risklerin göz önüne alinmasi geregini

ifade eder. bu kavramin sonucu olarak, isletmeler muhtemel giderleri ve zararlari için karsilik ayirirlar.

muhtemel gelir ve karlari için ise gerçeklesme dönemlerine kadar herhangi bir muhasebe islemi yapmazlar.

ancak bu kavramin gizli yedekler veya gereginden fazla karsiliklar ayrilmasina gerekçe olusturmaz.

11- ÖNEMLILIK KAVRAMI

Bir hesap kalemi veya bir olayin nispi agirlik ve degerinin , mali tablolara dayanilarak yapilacak degerlemeler

veya alinacak kararlarin etkileyebilecek düzeyde olmasini ifade eder. önemli hesap kalemleri , finansal olaylar

ve diger hususlarin mali tablolarda yer almasi zorunludur.

12-ÖZÜN ÖNCELIGI KAVRAMI:

Islemlerin muhasebeye yansitilmasinda ve onlara iliskin degerlendirmelerin yapilmasinda , birimlerden çok

özlerinin esas alinmasi geregini ifade eder. genel olarak isletmelerin birimleri ve özleri paralel olmakla birlikte

bazi durumlarda farkliliklar ortaya çikabilir. bu takdirde özün biçime önceligi esastir.

 

MUHASEBE POLITIKALARININ AÇIKLANMASI

1- Mali tablolar isletmenin sürekliligi, tutarlilik ve dönemsellik kavramlarina dayanilarak hazirlanmis ise bunlarin

açiklanmasi istenmez ancak bunlardan birinin eksik olmasi halinde mali tablolarin dipnotlarinda nedenleri ile

birlikte açiklanmalidir.

2- Ihtiyatlilik, özün önceligi ve önemlilik kavramlari muhasebe politikalari anlasilir ve kisa olarak açiklanmalidir.

3- Mali tablolarin içerdigi bütün muhasebe politikalari anlasilir ve kisa olmalidir.

4- Kullanilan muhasebe politikalariyla ilgili açiklamalar mali tablolarla bütünlük olusturur. Politikalara iliskin

açiklamalar yönetim tarafindan muhasebe departmanina toplu olarak verilmelidir.

5- Bilanço ve gelir tablosundaki hatalar muhasebe politikalarinin açiklanmasi ve dipnotlarda belirtilmesi suretiyle

düzeltilmis olmaz, düzeltme ancak muhasebe kayit ve teknigine uygun olarak yapilir ve mali tablolara yansitilir.

6- Mali tablolar dönemler itibariyle karsilastirilabilir nitelikte olmalidir.

7- Mali politikalarda, cari dönem veya gelecekte dönemlerde önemli etki yaratan veya yaratabilecek bir

degisiklik yapilmis ise durum nedenleri ile birlikte açiklanmali ve bunun mali tablolara olan etkileri

gösterilmelidir.

 

GENEL KABUL GÖRMÜS MUHASEBE

(MALI TABLOLAR) ILKELERI

Mali tablolar ilkeleri , temel mali tablolarin düzenlenmesinde isletmeler tarafindan uygulanacak kurallari ifade

eder. Mali tablolar

1- bilanço

2- gelir tablosu

3- Satislarin maliyeti tablosu

4- Fon akim tablosu

5- Nakit akim tablosu

6- Kar dagitim tablosu

7- Öz kaynaklar degisim tablosu

 

MALI TABLOLARIN AMAÇLARI

1- Yatirimcilar, kredi verenler ve diger ilgililer için karar almada yararli bilgiler saglamak.

2- Gelecekteki nakit akimlarini degerlendirmede yararli bilgiler saglamak,

3- Varliklar, kaynaklar ve bunlardaki degisiklikler ile isletme faaliyet sonuçlari hakkinda bilgi saglamak.

 

MALI TABLOLARDAKI BILGILERIN ÖZELLIKLERI

Mali tablolarin anlasilabilir, güvenilir, karsilastirilabilir olmasi, zamaninda düzenlenmesi gerekir.

 

MALI TABLOLARIN DÜZENLENME ILKELERI

1- Gelir tablosu ilkeleri

2- Bilanço ilkeleri

a- Varliklara iliskin ilkeler

b- Yabanci kaynaklara iliskin ilkeler

c- Özkaynaklara iliskin ilkeler.

 

GELIR TABLOSU ILKELERI

Gelir tablosu ilkelerinin amaci; satislarin, gelirlerin, satislarin maliyetinin , giderlerin, kar ve zararlara ait

hesaplarin ve belli dönemlere ait isletme faaliyeti sonuçlarinin siniflandirilmis ve gerçege uygun olarak

gösterilmesini saglamaktir.

1- gerçeklesmemis satislar, gelir ve karlar; gerçeklesmis gibi veya gerçeklesenler gerçek tutarindan fazla veya

az gösterilmemelidir

2- belli bir dönemin satislari için gelirleri bunlari elde etmek için yapilan satislarin maliyeti ve giderleri ile

karsilastirilmalidir.

3- Maddi ve maddi olmayan duran varliklar ile özel tükenmeye tabi varliklar için uygun amortisman ve tükenme

payi ayrilmalidir.

4- Maliyetler; maddi duran varliklar, stoklar, onarim ve bakim ve diger gider gruplari arasinda uygun bir sekilde

dagitilmalidir. Bunlardan direkt olanlari dogrudan dogruya, birden fazla faaliyeti ilgilendirenleri zaman ve

kullanma faktör dikkate alinarak tahakkuk ettirilip, dagitilmalidir.

5- Arizi ve olaganüstü nitelige sahip kar ve zararlar meydana geldikleri dönemde tahakkuk ettirilmeli, fakat

normal faaliyet sonuçlarindan ayri olarak gösterilmelidir.

6- Bütün kar ve zararlardan, önceki dönemlerin mali tablolarindan düzeltme yapilmasini gerektirecek büyüklük

ve niteliktekiler disinda kalanlar, dönemin gelir tablosunda gösterilmelidir.

7- Karsiliklar, isletmenin karini keyfi bir sekilde azaltmak veya bir döneme ait kari diger döneme aktarmak

amaciyla kullanilmamalidir.

8- Dönem sonuçlarinin tespiti ile ilgili olarak uygulama gelen degerleme esaslari ve maliyet yöntemlerinde bir

degisiklik yapildigi takdirde, bu degisikligin etkileri açikça belirtilmelidir.

9- Bilanço tarihinde var olan ve sonucu belirsiz bir veya birkaç olayin gelecekte ortaya çikip çikmamasina bagli

durumlari ifade eden, sarta bagli olaylardan kaynaklanan, makul bir sekilde gerçege yakin olarak tahmin

edilebilen gider ve zararlar, tahakkuk ettirilerek gelir tablosuna yansitilir.

 

BILANÇO ILKELERI:

Bu ilkelerin amaci: sermaye koyan veya sonradan kendilerine ait kari isletmede birakan sahip ve hissedarlar ile

alacaklilarin isletmeye sagladiklari kaynaklar ve bunlarla elde edilen varliklarin muhasebe kayit hesap ve

tablolarinda anlamli bir sekilde tespit edilmesi ve gösterilmesi yoluyla belli bir tarihte isletmenin mali durumunu

açiklikla ve ilgililer için gerçege uygun olarak yansitilmalidir.

 

VARLIKLARI ILISKIN ILKELER:

1- Isletmenin bir yil veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüsebilecek varliklari, bilançoda dönen

varliklar grubu içinde gösterilir.

2- Isletmenin bir yil veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüsemeyen hizmetlerin bir hesap döneminden

daha uzun süre yararlanilan uzun vadeli varliklari, bilançoda duran varliklar grubu içinde gösterilir.

3- Bilançoda varliklari, bilanço tarihteki gerçege uygun degerleriyle gösterebilmek için varliklardaki deger

düsüklüklerini göstererek karsiliklarin ayrilmasi zorunludur.

4- Gelecek dönemlere ait olarak önceden ödenen giderler ile cari dönemde tahakkuk eden ancak, gelecek

dönemlerde tahsil edilecek olan gelirler kayit ve tespit edilmeli ve bilançoda ayrica gösterilmelidir.

5- Dönen ve duran varliklar grubunda yer alan alacak senetlerini bilanço tarihindeki gerçege uygun degeri ile

gösterebilmek için reeskont islemleri yapilmalidir.

6- Bilançoda duran varliklar grubunda yer alan maddi duran varliklar ile maddi olmayan duran varliklarin

maliyetini çesitli dönem maliyetlerine yüklemek amaciyla her dönem ayrilan amortismanlarin birikmis tutarlari

ayrica bilançoda gösterilmelidir.

7- Duran varliklar grubu içinde yer alan özel tükenmeye tabi varliklarin maliyetini çesitli dönem maliyetlerine

yüklemek amaciyla her dönem ayrilan tükenme paylarinin birikmis tutarlari ayrica bilançoda gösterilmelidir.

8- Bilançonun dönen ve duran varliklar gruplarinda yer alan alacaklar, menkul kiymetler bagli menkul kiymetler

ve diger ilgili hesaplardan ve yükümlülüklerden isletmenin sermaye ve yönetim bakimindan iliskili bulundugu

ortaklara personele istiraklere ve bagli ortakliklara ait olan tutarlarinin ayri gösterilmesi temel ilkedir.

9- Tutarlari kesinlikle saptanamayan alacaklar için herhangi bir tahakkuk islemi yapilmaz. Bu tür alacaklar

bilanço dipnot veya eklerinde açikça belirtilmelidir.

10- Verilen rehin, ipotek ve bilanço kapsaminda yer almayan diger teminatlarin özellikleri ve kapsamlari bilanço

dipnot veya eklerinde açikça belirtilmelidir.

 

YABANCI KAYNAKLARA ILISKIN ILKELER

1- isletmenin bir yil veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelen borçlari bilançoda kisa vadeli yabanci

kaynaklar grubu içinde gösterilir.

2- Isletmenin bir yil veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelmemis borçlari bilançoda uzun vadeli yabanci

kaynaklar grubu içinde gösterilir.

3- Tutarlari kesinlikle saptanamayanlari veya durumlari tartismali olanlari da içermek üzere isletmenin bilinen

ve tutarlari uygun olarak tahmin edilebilen bütün yananci kaynaklari kayit ve tespit edilmeli ve bilançoda

gösterilmelidir.

4- Gelecek dönemlere ait olarak önceden tahsil edilen hasilat ile cari dönemde tahakkuk eden ancak gelecek

dönemlerde ödenecek olan giderler kayit ve tespit edilmeli ve bilançoda ayrica gösterilmelidir.

5- Kisa ve uzun vadeli yabanci kaynaklar grubunda yer alan borç senetlerini bilanço tarihindeki gerçege uygun

degerleri ile gösterebilmek için reeskont islemi yapilmalidir.

6- Bilançonun kisa ve uzun vadeli yabanci kaynaklar gruplarinda yer alan borçlar alinan avanslar ve diger ilgili

hesaplardan isletmenin sermaye ve yönetim bakimindan ilgili bulundugu ortaklara personele istiraklere ve bagli

ortakliklara ait olan tutarlarinin ayri gösterilmesi temel ilkedir.

 

ÖZ KAYNAKLARA ILISKIN ILKELER

1- isletme sahip veya ortaklarinin sahip ve ortak sifatiyla isletme varliklari üzerindeki haklari özkaynaklar

grubunu olusturur.

2- Isletmenin ödenmis sermayesi bilançonun kapsami içinde tek bir kalem olarak gösterilir.

3- Isletmenin hissedarlari tarafindan yatirilan sermayenin devam ettirilmesi gerekir.

4- Özkaynaklarin bilançoda net olarak gösterilmesi için geçmis yillar zararlari ile dönem zarari özkaynaklar

grubunda indirim kalemleri olarak yer alir.

5- Özkaynaklar ödenmis sermaye, sermaye yedekleri, kar yedekleri, geçmis yil karlari (zararlari) ve dönem net

kari (zarari) ndan olusur.

 

MUHASEBE STANDARTLARI

Türkiye Muhasebe ve Denetim standartlari Kurulu tarafindan son olarak 2001 yilinda 19 muhasebe standardi

yayinlanmistir.

1- FINANSAL TABLOLARIN SUNULUS STANDARDI:

bu standart mali tablolarin sunulusu esaslarini gerek isletmenin bir önceki döneme ait tablolari, gerekse diger

isletmelerin finansal tablolariyla karsilastirmaya olanak verecek biçimde belirler. Bu amaca ulasabilmek için

standart finansal tablolarin sunulusu ile ilgili genel ilkeleri finansal tablolarin biçimi ve içerigi ile ilgili kurallari

kapsar.

2- YÜKSEK ENFLASYON DÖNEMLERINDE FINANSAL RAPORLAMA STANDARDI

a- Bu standart yüksek enflasyon ortaminda, temel finansal tablolarin (konsolide olanlar dahil) düzenleme

esaslarini içerir.

b- Yüksek enflasyonlu dönemlerde faaliyet sonuçlari dönem sonundaki liranin satin alma gücüne göre

düzeltilmesi saglanir.

c- Düzeltme islemi muhasebe kayitlari disinda raporlar araciligiyla yapilir.

3- NAKIT AKIS TABLOLARI STANDARDI

Bu standardin amaci belirli muhasebe dönemlerinde isletmelerin nakit ve nakde esdeger varliklarinda meydana

gelen degisiklikleri “ isletme faaliyetleri” , “ yatirim faaliyetleri”

Ve “finansman faaliyetleri” itibariyle siniflandirarak nakit akis tablosunda nasil sunulacagini açiklamaktir.

4- SATISLAR VE DIGER OLAGAN GELIRLER STANDARDI

Bu standardin amaci olagan islemler ve olaylar sonucu elde edilen gelirler ve karlarin muhasebelestirilme

yöntemlerini belirlemektir.

5- KONSOLIDE FINANSAL TABLOLAR STANDARDI

Bu standart bir sirketler topluluguna dahil ana ortaklik ile bagli ortakliklarin ve kontrol gücüne sahip olunan

istiraklerin ve diger ortakliklarin varlik , borç , sermaye, gelir ve giderlerinin tek bir ortaklik seklinde gösterilerek

toplulugun finansal durumu ve faaliyet sonuçlari hakkinda gerçege uygun ve güvenilir bilgi verilmesini saglamak

amaciyla hazirlanmistir.

6- ISTIRAKLERDEKI YATIRIMLARIN MUHASEBELESTIRILMESI STANDARDI

Bu standardin konusu isletmelerdeki istiraklerdeki yatirimlarin muhasebelestirilmesidir.

7- YATIRIMLARIN MUHASEBELESTIRILMESI STANDARDI

Bu standart yatirimlarin muhasebelestirilmesi ve bu konuyla ilgili yapilmasi gerekli açiklamalara iliskindir.

8- MADDI , MADDI OLMAYAN DURAN VARLIKLAR ILE ÖZEL TÜKENMEYE TABI VARLIKLAR STANDARDI:

Bu standardin amaci isletmelerin toplam varliklar içerisinde genellikle önemli bir yer tutan ve bu nedenle

finansal durumun belirlenmesinde büyük öneme sahip olan maddi, maddi olmayan duran varliklar ile özel

tükenmeye tabi varliklarin muhasebelestirilmesi yöntemlerini belirlemektir.

9- AMORTISMAN MUHASEBESI STANDARDI

Bu standart amortisman muhasebesini ele almakta ve tüm amortismana tabi varliklara ilisin temel amortisman

esaslarini kapsamaktadir.

10- DÖNEM NET KARI VEYA ZARARI TEMEL HATALAR VE MUHASEBE POLITIKALARINDA

DEGISIKLIKLER STANDARDI

Bu standardin amaci bütün isletmelerin tutarli bir biçimde gelir tablosu düzenlemeleri için gelir tablosundaki bazi

kalemlerin siniflandirilmasi, açiklanmasi ve muhasebelestirilmesi esaslari esaslarini belirlemektir.

11- FINANSAL BILGILERIN BÖLÜMLERINE GÖRE RAPORLANMASI STANDARDI

Finansal bilgilerin bölümlere göre raporlanmasinin amaci, isletmenin faaliyette bulunugu farkli endüstri

kollarinda ve cografi bölgelerdeki oransal büyüklükleri, kar dagilimlari ve büyüme egilimleri ile ilgili hususlarda

bilgi verecek finansal tablolari kullananlarin, bölümlere ayrilmis bir isletmenin tümü hakkinda daha dogru

yargiya varabilmelerini saglamaktadir.

12- KUR DEGISIM ETKILERININ MUHASEBELESTIRILMESI STANDARDI

Bir isletmede yabanci paraya dayali faaliyetler iki sekilde yapilabilir. Bu faaliyetler yurt içindeki yabanci paraya

dayali islemler ile yurt disindaki faaliyetleri içerir. Yabanci paraya dayali faaliyetleri ilgili isletmenin finansal

tablolarinda göstermek için hem yabanci paraya dayali islemler hem de yabanci isletmelerin finansal tablolari

isletmenin raporlama para birimine çevrilir. Yabanci para birimi ile yabanci paraya dayali islemlerin ve yabanci

ülkedeki faaliyetler ile ilgili islemlerin muhasebelestirilmesindeki temel konu hangi kurun esas alinacagi ve kur

degisim etkilerinin finansal tablolara nasil yansitilacagidir.

13- STOKLAR STANDARDI

Bu standardin amaci tarihi maliyet sistemi içinde stoklara iliskin muhasebe islemlerini açiklamaktir. Bu standart

stok maliyetlerinin net gerçeklesebilir degere indirgemeyi de içererek nasil saptanacagini ve gidere

dönüstürülecegini açiklar.

14- BORÇLANMA MALIYETLERININ MUHASEBELESTIRILMESI STANDARDI

Bu standardin amaci borçlanma maliyetlerinin muhasebelestirilmesine iliskin uygulamalarin açiklanmasidir. Bu

standart genel olarak borçlanma maliyetlerinin gerçeklestigi anda gider olarak muhasebelestirmesini gerektirir.

Ancak standart alternatif bir uygulama olarak özellikli bir varligin satin alinmasi, insasi veya üretimi ile dogudan

ilgisi bulanan borçlanma maliyetlerini aktiflestirilmesine izin vermektedir.

15- ARASTIRMA VE GELISTIRME MALIYETLERI STANDARDI

Bu standart arastirma ve gelistirme maliyetlerinin finansal tablolarin düzenlenmesinde ve sunulmasinda ne

zaman aktif olarak ve na zaman gider olarak raporlanacagi konusundaki esaslari belirler.

16-BANKA VE BENZERI FINANSAL KURULUSLARIN FINANSAL TABLOLARININ KAMUYA

AÇIKLANMASI

Bankalar ve benzeri finansal kuruluslarin düzenleyecekleri finansal tablolarin hazirlanmasina ve bu tablolarda ve

eklerinde yer alacak bilgilerin sunulmasina iliskin esaslarin belirmesidir.

17-KIRALAMA ISLEMLERININ MUHASEBELESTIRILMESI

bu standardin amaci finansal ve faaliyet kiralamalarinda kiraci ve kiralayan açisindan uygulanacak muhasebe

politikalarinin ve raporlama esaslarinin açiklanmasidir.

18- YILLARA YAYGIN INSAAT VE ONARIM SÖZLESMESI

Bu standardin amaci yillara yaygin insaat ve onarim sözlesmelerine iliskin gelir ve maliyetlerle ilgili muhasebe

uygulamasinin açiklanmasidir.

19-KARSILIKLAR, KOSULLU BORÇLAR VE KOSULLU AKTIFLER

bu standardin amaci karsiliklar, kosullu borçlar ve kosullu aktiflere özgü tahakkuk ve ölçme esaslarini belirlemek

ve finansal tablo kullanicilarinin bu kalemlerin özelliklerini, zamanlamasini ve tutarini anlamalarina olanak

saglayacak ölçüde yeterli bilgilerin finansal tablolarin dipnot ve eklerinde açiklanmasini saglamaktir.

 

DENETIMIN TANIMI

Denetim; Iktisadi faaliyet ve olaylarla ilgili iddialarin önceden saptanmis ölçütlere uygunluk derecesini

arastirmak ve sonuçlari ilgi duyanlara bildirmek amaciyla tarafsizca kanit toplayan ve bu kanitlari degerleyen

sistematik bir süreçtir. Kurumlarin ve isletmelerin hukuk düzenine uygun faaliyette bulunup bulunmadiklarini

belirlemek, çikar iliskisinde bulunan kisilere ve devlete hesap verme yükümlülüklerini yerine getirmelerini

saglamak amaciyla kayit ve belge düzeni getirilmis; belirli dönemlerde faaliyetlerle ilgili sonuçlarin ilgili kisilere

ve devlete raporlanmasi zorunlu tutulmustur. Faaliyet sonuçlarinin isletmelerle çikar iliskisinde bulunan kisiler

ve devlet adina arastirilmasi yasalarla zorunlu hale getirilmistir.

Denetimin Konusu: ekonomik faaliyetle ve olaylara iliskin bilgilerdir. Ekonomik faaliyetler ve olayla ile bunlara

iliskin bilgiler arasindaki baglantiyi örgütün bilgi sistemi ve muhasebe süreci saglar. Bu nedenle denetimin

konusu; bilgi sistemini ve muhasebe kayit ortami ile mali tablolarda, iç raporlarda ve vergi beyannamelerinde

yer alan bilgileri kapsar.

Bilgi Kullanicilari: Denetçinin elde ettigi bulgularin bilgi kullanicilarina iletilmesi ifade eder. Raporun türü ve

kapsami denetimin niteligine, amacina ve sunucuna göre arklilik gösterir. Denetim sonuçlari isletme yönetimi

tarafindan açiklanan bilgilerin önceden belirlenmis kriterlere denetimle saptanmis olan uygunluk derecesi

demektir. Ortaklar , ortak olmak isteyenler, kredi verenler, yöneticiler, kamu kurumlari, diger karar alicilardir.

 

DENETIMIN UNSURLARI

1-Denetim bir süreçtir. Baslangiç ve sonuç arasindaki faaliyetler belirli bir plan dahilinde yapilir.

2-Iktisadi faaliyet ve olaylara iliskin iddialar. Mali tablolar, isletmenin iktisadi faaliyetleri ile ilgili mali

iddialaridir.Denetçide bu mali tablolarin dogrulugunu arastirir.

3-önceden saptanmis ölçütler: Bu ölçütler Genel Kabul görmüs muhasebe ilkeleri, vergi mevzuati(vergi denetimi

için), sayistay mevzuati(kamu denetimi için) ,Muhasebenin temel kavramlari, SPK mevzuati olabilir.

4-Ilgi duyan taraflar: isletme sahip ve ortaklari, isletme yöneticileri isletmeye kredi verenler, potansiyel

yatirimcilar,Devlet + kamu (SPK gibi)

5-Uygunluk derecesi: Yönetim tarafindan ileri sürülen iddia ve bildirimlerin saptanmis ölçütlere ne derecede

uyum içinde bulundugunu belirleyen ölçüdür.

6-Tarafsizca kanit toplamak ve kanitlari degerlendirmek.: Denetimin amaçlarina ulasabilmesi için ulasilabilen

her türlü bilgi kanit niteligindedir. Kanitlarin türleri ve kanitlarin degerlenmesi için kullanilacak kriterler

denetimin amacina göre farkli olabilir. Denetçi kanitlari toplarken tarafsiz olmak zorundadir, önyargisiz,

bagimsiz , profesyonel ve uzman bir kisi olarak davranmak zorundadir.

7-Sonuçlari Bildirme: Denetçi isletme yönetimi tarafindan ileri sürülen iddialarin geçerliligini ve güvenilirligini

inceleyerek bunlari onaylar ya da reddeder.

 

DENETIMIN TÜRLERI

A-DENETIMIN KONUSUNA VE AMACINA GÖRE DENETIM TÜRLERI

1-Mali tablolar denetimi(finansal tablolar denetimi)

2-Uygunluk denetimi(usul denetimi)

3-faaliyet denetimi(performans denetimi)

 

1- MALI (FINANSAL ) TABLOLARIN DENETIMI

Finansal tablolarin genel amaçli denetimi, genel kabul görmüs muhasebe ilkelerine uygunlugu açisindan

yapilir.Mali tablolar denetimi Bagimsiz denetçiler ile kamu denetçileri tarafindan yapilir. Bu denetimin konusu

ortaklara veya vergi dairelerine verilen mali tablolardir.

Mali tablolarin denetiminde temel alinacak ölçütler

– – genel kabul görmüs muhasebe ilkeleri ile

– – vergi kaynaklarindaki düzenlemelerden olusur.

Finansal tablolarin denetiminde denetçinin iliskide bulunacagi gruplar:

1-yönetim

Isletmede çalisan memurlar, muhasebeci ve kilit noktadaki görevliler kastedilmektedir.

2- ortaklar

Ortaklar yönetimin sorumluluklarini yerine getirip getirmediklerini saptamak için denetlenmis finansal tablolara

basvururlar. Bu açidan denetçinin birinci derecede sorumlulugu ortaklara karsidir. Denetim anlasmasinin yerine

getirilmesi sirasinda denetçi ile isletme içinde çalismayan ortaklar arasinda dogrudan bir temas olmaz.

3-yönetim kurulu

Yönetim kurulu isletme faaliyetlerinin ortaklarin çikarlari dogrultusunda yürütülmesinden sorumludur. Denetçi

ile yönetim kurulu arasindaki iliskiler yönetim kurulunun olus sekline baglidir. Yönetim kurulu isletmede çalisan

kisilerden olusuyorsa direkt iliski sözkonusu olmakta yönetim kurulunun isletme disindan kisilerden olusmasi

durumunda bir aracinin kullanilmasi sözkonusu olmaktadir. Denetçinin bagimsizliginin kuvvetlendirilmesi isletme

içinde kurulacak denetim komitelerinin kurulmasiyla gerçeklestirilir.

Muhasebe ve denetim iliskisi: Muhasebe bir ekonomik birime(isletmeye) etki yapan olaylarin ve islemlerin

saptanmasini esas alir. Finansal tablolarin denetimi ise muhasebe sürecini gözden geçirerek kritik bir gözle

incelemek ve finansal tablolarin dürüstlügü hakkinda bir yargiya ulasmaktir.

 

FINANSAL TABLOLARIN DENETIMINDE BAGIMSIZ DENETÇININ

SORUMLULUKLARI:

Finansal Tablolarin bagimsiz bir denetçi tarafindan denetlenmesinin amaci; finansal tablolarin bir bütün olarak

finansal durumu, faaliyet sonuçlarini ve finansal durumdaki degismeleri genel kabul görmüs muhasebe ilkeleri

isiginda bagimsiz ve dürüst bir biçimde ortaya koymak ve belirli bir yargiya ulasmaktir. Denetçi ulastigi

sonuçlari denetim raporunda bildirir, Denetim raporu denetlenen sirketin yayinladigi yillik faaliyet raporu

kapsaminda ortaklara ve diger ilgi duyanlara dagitilmak üzere müsteri isletmeye veya yönetim kuruluna verilir.

Denetçinin esas sorumlulugu hata ve hilelerin ortaya çikarilmasi degildir denetçinin sorumlulugu mesleki

standartlara uygun bir inceleme yapmak ve bulgularini raporlamaktir. Denetçinin islevi finansal tablolarin

güvenilirligini pekistirip açiklamak, bu raporlarin kredisini arttirmaktir.

 

FINANSAL TABLOLARIN DENETIMINDE YÖNETIMIN SORUMLULUGU:

Denetçinin sorumlulugu yayinlanmis finansal tablolarin dürüstlügü hakkinda bir yargiya varmak ve bunu

açiklamaktir. Finansal tablolarin hazirlanmasi ile ilgili sorumluluk ise isletme yönetimine aittir. Yönetim ortaklara

ve kredi verenlere karsi dogrudan sorumludur. Denetçi ise sadece fininsal bilgileri gözden geçirmektedir. Bu

bilgileri yaratan veya hazirlayan taraf denetçi degildir.

 

2- UYGUNLUK DENETIMI

Isletme içinde(yetkili bir üst makam) veya disinda saptanmis olan kurallara (ana sözlesme , isletme politikalari

vb.) uygunlugunun incelenmesidir. örnegin muhasebe yönetmeligine uygun kayit yapilip yapilmadiginin

belirlenmesi veya kanun koyucunun çikardigi yasalara uyulup uyulmadiginin arastirilmasidir. Denetçi koyulan

kurallari degistiremez, sadece veri olarak kabul eder.

VERGI DENETIMI dendiginde uygunluk denetiminden bahsedildigi anlasilmalidir.

Uygunluk denetimi örgüt denetçileri ve örgüt disindaki denetçiler tarafindan da yapilabilir. Örnegin, isletmelerin

sosyal sigorta bildiriminin dogrulugu ücret islemleri ve ilgili belgelerin sosyal sigorta mevzuatina uygunlugunun

SSK denetçileri tarafindan arastirilmasi ile belirlenir. Bu denetimde kriter SSK mevzuatidir.

Sayistay denetçileri tarafindan kamu kurum ve kuruluslarinin mali islemlerinin ilgili mevzuata uygunlugunun

arastirilmasi da uygunluk denetimi kapsamina girer.

 

3- FAALIYET DENETIMI(performans denetimi)

Bir örgütün faaliyetlerinin verimliligi ve etkinligini degerlemek amaciyla bu faaliyetlerle iliskili usul ve

yöntemlerin uygulanisinin gözden geçirilmesini kapsar.

Iç denetimden daha genis bir denetimdir. her türlü denetçi tarafindan yapilabilirse de genellikle iç denetçi veya

kamu denetçileri tarafindan yapildigi gözlenir. faaliyet denetimi isletmenin;

F örgüt yapisini

F iç kontrol sistemini

F is akislarini

F yönetim basarisini saptamaya yönelik incelemelerdir.

bu nedenle isletmenin saptanmis amaçlarina ulasip ulasmadigini ölçmeye çalisir. baska bir ifadeyle iç denetim

finansal nitelikteki olaylari incelerken, faaliyet denetimi;

F isletmenin amaçlarina ne derece yaklastigini

F yöneticilerin performansinin derecesini inceler

Denetimin sonunda faaliyetlerde etkinlik ve verimliligin artirilmasina iliskin önerilerde bulunulur. Faaliyet

denetimi, kamu ve özel sektör isletmelerinde iç denetçiler tarafindan ayrica kamu kuruluslarinda kamu

denetçileri tarafindan yürütülür. Genel anlamda isletme disindaki uzman kisilerce yapilir.

Faaliyet denetimini yapmaya yetkili olanlar:

-kamu ve özel sektörlerde iç denetçiler

-kamu kuruluslarinda kamu denetçileri

 

B-DENETÇININ STATÜSÜNE GÖRE DENETIM TÜRLERI

1-IÇ DENETIM 2- KAMU DENETIMI 3-BAGIMSIZ DENETIM olmak üzere üçe ayrilir.

 

IÇ DENETIM:

örgüte hizmet etmek amaciyla örgütün faaliyetlerini incelemek ve degerlemek için örgüt içinde kurulmus

bagimsiz bir degerleme fonksiyonudur. Iç denetimin kapsamina hem finansal nitelikteki islemler, hem de

finansal nitelikte olmayan islemler girmektedir. Iç denetim çalismalari finansal denetimi, uygunluk denetimini ve

faaliyet denetimini kapsamaktadir. Finansal denetim yönü mali tablolarin dogrulugunun arastirilmasindan çok

mali tablolara temel olusturan muhasebe bilgilerinin dogruluk ve güvenilirligini arastirmak ve bu bilgileri elde

etmek için kullanilan kayit ortamini ve raporlama sistemini gözden geçirmektir. Hata ve yolsuzluklarin

bulunmasi ve önlenmesi finansal tablolarin kapsamina girer. Iç denetim örgüt faaliyetlerinin yönetim

politikalarina , planlarina ve programlarina ve yasalara uygunlugunu ölçerek, iç kontrol sisteminin etkinligini

degerledigi için ayni zamanda iç kontrol aracidir. Iç kontrol sisteminin gözden geçirilmesi çalismalari iç

denetimin uygunluk yönünü olusturur. Iç denetim örgüt kaynaklarinin verimli kullanilip kullanilmadigi , verimlilik

standartlarinin belirlenip belirlenmedigi , belirlenen standartlarin örgüt personelince anlasilip anlasilmadigi ,

standartlardan sapmalarin olup olmadigi ve sonuçlarinin analiz edilip edilmedigi ve gerekli tedbirlerin alinip

alinmadigi konularini arastirir. Iç denetçi iç kontrol sistemini gözden geçirerek örgütün amaçlarina ve

hedeflerine ekonomik ve verimli bir sekilde ulasip ulasamayacagi konusunda iç kontrol sisteminin yeterli güveni

verim vermedigini belirler. Yapilan çalismalarin bu yönü faaliyet denetimini olusturur.

KAMU DENETIMI:

Kamu denetimi , denetim amaçlarina, kapsamina ve denetimi yapan birimlere göre siniflandirilabilir. Kamu

denetim kurumlari: Devlet Denetleme Kurulu, Sayistay ve Basbakanlik yüksek Denetleme kuruludur. Ayrica

kamu ve özel sektördeki isletmeleri denetleyen veya bagli bulundugu kurum ve kurulusun islem ve hesaplarini

denetleyen kamu kurum ve kuruluslarina baglik denetim kurullari bulunmaktadir.

 

BAGIMSIZ DENETIM:

Serbest meslek sahibi olarak kendi adina çalisan veya bir denetim sirketinin ortagi olan kisiler tarafindan

isletmelerin mali tablolarin GKGMI ne uygunluk derecesini belirlemek amaciyla yapilan denetim çalismasidir. Bu

yetki SMMM ve YMM lere verilmistir. Mali tablolarin mevzuat hükümlerine GKGMI ne GKGDS na uygun

yapildigini Tasdik yetkisi ise YMM lere verilmistir. SPK ya göre bagimsiz denetim ise ortakliklarin ve yardimci

kuruluslarin hesap ve islemlerinin bagimsiz denetleme kuruluslarinca denetleme ilke esas ve standartlarina göre

incelenmesi ve mali tablolarin 2499 sayili kanun çerçevesinde gerçegi yansitip yansitmadiginin tespiti ve rapora

baglanmasidir. SPK bagimsiz denetim çalismalarini denetimin konusuna göre SÜREKLI DENETIM , SINIRLI

DENETIM ve ÖZEL DENETIM olmak üzere üçe ayirmistir. Sürekli denetim; SPK düzenlemeleri çerçevesinde

hazirlanmasi ve kamuya açiklanmasi zorunlu olan yillik mali tablolarin tümünün denetimidir ve her yil yapilmasi

zorunludur. Sinirli Denetim ; altisar aylik ara bilanço ve gelir tablolarinin denetimidir. Özel denetim ise; SPK

tebligleri uyarinca özel denetim yaptirma zorunlulugu bulunan ortaklik ve yardimci kuruluslarin, kurla

basvurulari üzerine verilen menkul kiymetlerin halka arzi iznine ortaklik genel kurulari veya yetkili organlarin

birlesme, devir veya tasfiye kararlarina dayanak teskil edecek mali tablolarinin sermaye piyasasi mevzuati

uyarinca bagimsiz denetleme kurulusu tarafindan denetlenmesidir.

BAGIMSIZ DENETIME TABI OLAN KURULUSLAR

Türk Ticaret Kanunun, anonim sirketlerde denetçi veya denetim kurulu seçilmesini zorunlu tutmaktadir.

Denetçilerin mevcut olmamasi anonim sirket için fesih nedeni sayilmaktadir. Ancak, denetçilerin TTK nun

353,357. Maddelerinde sayilan görevleri yerine ögretilebilecek düzeyde mesleki egitime ve yetkinlige sahip

olmasina iliskin olarak kanunda hiçbir hüküm bulunmamaktadir. Yalnizca denetçi bir kisi ise, onun; birden çok

denetçi varsa, denetçilerin yarisindan bir fazlasinin Türkiye Cumhuriyeti vatandasi olmasi gerektigi belirtilmistir.

Denetçilerin bagimsizligina iliskin hükümler ise, denetçi seçildikleri sirkette yönetim kurulu üyeligine

seçilemeyecekleri ve sirketin memuru olamayacaklarina iliskin memuru olamayacaklarina iliskin hükümlerdir.

Ayrica denetçilerin, yönetim kurulu üyelerinin usul ve füruundan biri, esi veya üçüncü dereceye kadar kan ve

sihri hisimlari olmamasi kosulu getirilmistir. Bu kosullara uygun olan ve okur yazar olan kisilerin TTK’na göre

denetçi seçilmesi mümkündür.

3568 sayili Kanun sadece muhasebeci mali müsavirlere ve yeminli mali müsavirlere denetim yetkisi vermistir.

Ancak, kanun kimlerin bagimsiz denetime tabi olmasi gerektigini belirtmedigi için, sermaye piyasasi

mevzuatindaki hükümlere tabi olmayan anonim sirketler için TTK hükümlerinin uygulanmasina devam

edilmektedir.

Sermaye piyasasi mevzuatina göre, asagidaki ortaklik ve kuruluslar, bu niteliklerini kazandiklari hesap dönemi

basindan itibaren sürekli denetime ( Sermaye Piyasasindaki Bagimsiz Dis Denetleme Hakkinda Yönetmelik

uyarinca her yil yapilacak denetime ) tabidirler

1- Aracilik faaliyetlerine münhasir olmak üzere bankalar,

2- Araci kurumlar,

3- Yatirim fonlari,

4- Hisse senetleri menkul kiymet borsalarinda islem gören anonim ortakliklar,

5- Hisse senetleri halka arz edilmis olan ve arz edilmis sayilan ortakliklardan,

a) Kayitli sermaye sistemini kabul etmis olup, çikarilmis sermayeleri tutari 2 milyar TL ve daha fazla olanlar

b) Kayitli sermaye disinda olup, ödenmis sermayeleri tutari 5 milyar TL ve daha fazla olanlar,

Bu ortaklik ve kuruluslara Sermaye Piyasasi Kurulu düzenlemeleri çerçevesinde hazirlanmasi ve kamuya

açiklanmasi zorunlu olan mali tablolarin tümü, sürekli denetim kapsamindadir.

 

ISLETME YÖNETIMININ VE BAGIMSIZ DENETÇININ SORUMLULUKLARI

Mali tablolarin hazirlanmasindan, iletme yönetimi sorumludur. Denetçinin sorumlulugu, mali tablolar hakkinda

bildirdigi görüsle ilgilidir. Isletme yönetimi saglam muhasebe politikalari kabul etmekten ve muhasebe bilgilerini

elde edecek iç kontrol sistemini kurmaktan ve isletmekten sorumludur. Isletmenin islemleri, varliklari ve

borçlari yönetimin dogrudan bilgisi ve kontrolü altindadir. Denetçinin bu hususlardaki bilgisi denetimden elde

ettikleriyle sinirlidir. Bu nedenle mali tablolarin, genel kabul görüs muhasebe ilkelerine (GKGMI) uygun olarak

mali durumun, faaliyet sonuçlarinin ve nakit akiminin açikça sunulmasi sorumlulugu isletme yönetimine aittir.

Denetçi mali tablolarin veya bunlarin taslaklarinin biçim veya içerigine iliskin önerilerde bulunabilir. Ancak, bu

yardim yönetimin sorumlulugunun ortadan kaldirmaz.

Denetçi, mali tablolarinin isletmenin mali durumunu, faaliyet sonuçlarini ve nakit akimini açikça gösterdigine

iliskin görüs bildirirse ve mali tablolarin yayinlanmasindan sonraki olaylardan mali tablolarin gerçegi

yansitmadigi anlasilirsa, denetçi denetimi gerektigi sekilde yaptigini mahkemeye kanitlamak zorunda kalacaktir.

Aksi halde görüsüne güvenen ve zarar gören kisilere karsi denetçi sorumlu olacaktir.

Denetçi, denetim prosedürlerini planlamada, yürütmede ve sonuçlarini degerlendirmede meslegin gerektirdigi

dikkat ve özeni göstermeli ve mali tablolardaki önemli yanlisliklari makul süre ve maliyet sinirlari içinde bulacak

sekilde denetimi planlanmalidir. “ makul sürede ve maliyetle “ kavrami, denetçinin mali tablolarinin dogrulugunu

garanti etmedigini ve raporunun bir garanti belgesi olmadigini ifade eder.

3568 sayili Kanunun 2. Maddesinde meslegin konusunu olusturan isler sayilmistir. Ancak, Kanunda; 12.

Maddede tanimlanan tasdik islemi disinda kalan diger islerin tanimi ve açiklamasi yapilmadigi gibi, denetimle

ilgili herhangi bir hüküm de bulunmamaktadir. Bununla birlikte kanun, serbest muhasebeci mali müsavirlik ve

yeminli mali müsavirlige ait çalisma usul ve esaslarinin bir yönetmelikle düzenlenecegini ifade etmistir.

Kanunda bagimsiz denetimle ilgili hükümler olmadigi için bagimsiz denetim yetkisi taninan meslek mensuplarina

bagimsiz denetime özgü bir sorumluluk getirilmemistir. Kanun maddelerinde yer alan sorumluluklar tüm meslek

mensuplarini ilgilendiren genel hükümlerdir. Bu hükümlerle meslek mensuplarina bazi yükümlülükler ve

yasaklar getirilmis bu yükümlülüklere ve yasaklara uyulmamasi halinde disiplin cezalari, para ve hapis cezalari

öngörülmüstür,

Bu yükümlülük ve yasaklar sunlardir :

– Meslek mensuplari, kisisel veya ortaklik bürolarinda meslegi yapmalari yasaklananlari çalistiramazlar,

meslekleriyle ilgili isbirligi yapamazlar

– Odalara üye olmayanlar mesleki faaliyette bulunamazlar

– Meslek mensuplari ve bunlarin yanlarinda çalisanlar, isleri dolayisiyla ögrendikleri bilgi ve sirlari ifsa edemezler

– Suç olusturan hallerin yetkili mercilere duyurulmasi zorunludur

– Meslek mensuplari is elde etmek için reklam sayilabilecek faaliyetlerde bulunamazlar

– Meslek mensuplari Unvanlariyla hizmet akdi ile çalisamazlar: ticari faaliyette bulunamazlar; meslekle ve

meslek onuru ile bagdasmayan islerle ugrasamazlar

 

BAGIMSIZ DENETIMIN MUHASEBEDEN FARKI

Muhasebe karar alicilara mali bilgi saglamak amaciyla bir örgütün veya bireysel bir isletmenin ticari ve mali

nitelikteki islem ve olaylarina iliskin verilerin kaydedilmesi, siniflandirilmasi ve özetlenmesi sürecidir. Bu sürecin

sonunda mali tablolar ve isletme yöneticileri için muhasebe raporlari düzenlenir. Muhasebeciler karar alicilarin

kararlari ile ilgili bilgileri saglamak için muhasebe bilgisinin hazirlanmasinda temel alinan genel kabul görmüs

muhasebe ilkelerini bilmek zorundadirlar.

Denetimde muhasebe verileri, denetimin konusunu olusturur. Denetim, kaydedilen bilgilerin muhasebe

döneminde meydana gelen mali ve ticari islemleri gerektigi gibi yansitip yansitmadigini belirlemektir. Genel

kabul görmüs muhasebe ilkeleri, muhasebe bilgilerinin gerektigi gibi kaydedilip kaydedilmedigini degerlemede

kriter oldugundan, denetçi bu ilkeleri bilmek zorundadir. Denetçinin muhasebe konusunda bilgili olmasina ek

olarak, denetçi, denetim kanitlarini toplamada ve degerlemede de uzman olmalidir. Su uzmanlik denetçiyi

muhasebeciden ayirir. Denetim prosedürlerini, örneklem büyüklügünü, incelenecek kalemler ive testlerin

zamaninin belirleme ve denetim sonuçlarini degerleme denetçinin baslica sorunlaridir.

 

MALI TABLOLARIN DENETIMIN BAGIMSIZ DENETÇI TARAFINDAN YAPILMASININ NEDENLERI

Bir bankaya yöneticisinin herhangi bir isletmeye kredi verme karari alirken bankanin isletmeyle daha önceki

mali iliskileri ve isletmenin mali tablolarinda gösterildigi sekilde isletmenin mali durumu gibi etkenleri göz

önünde alacaktir. Banka, kredi verirken, üç etkenle belirlenen faiz ve komisyonu müsterisine yüklenecektir. Bu

etkenler sunlardir.

1- Risksiz faiz orani, hazine bonosu faiz oranidir. Banka isletmeye ayni oranla kredi verme yerine hazine

bonosuna yatirim yapabilir.

2- Banka müsterisinin isletme riski, isletmenin, isletme kosullari veya ekonomik kosullar yüzünden krediyi

bankaya geri ödeyememe olasiligidir.

3- Bilgi riski, mali tablolardaki bilgilerin yanlis, eksik ve tarafli olma riskidir.

Denetimin risksiz yatirima ve isletme riskine hiçbir etkisi yoktur. Denetimin bilgi riskine önemli ektisi olabilir.

bilgi riskini olusturan kosullar, mali tablolarin denetiminin bagimsiz denetçi tarafindan yapilmasinin nedenleri

olarak sayilabilir bu kosullar sunlardir.

– Çikar çatismasi

– Muhasebe sisteminin karmasikligi

– Bilgilerin alinacak kararlarla ilgili olmasi,

– Diger nedenler

 

1-ÇIKAR ÇATISMASI

Mali tablolarin kullanicilari ile mali tablolarin hazirlanmasindan sorumlu sirket yöneticileri arasinda gerçek veya

olasi bir çikar çatismasi olabilir. mali tablolardaki bilgiler, kasitli veya kasitsiz olarak sirket yönetiminin çikari

dogrultusunda hazirlanmis olabilir. bu konuda bir çok örnek verilebilir. Sirket yönetimi sahip oldugu hisse

senetlerinin bir kismini satmak istediginde, sirketin mali durumunu ve karlilik durumunu, mali tablolarda gerçek

durumundan daha iyi göstermek suretiyle borsada sirketin hisse senedi fiyatinin gerçek degerinin üstüne

çikmasini saglayabilr. Böylece, sirket yöneticileri hisse senedi satin alan yatirimcilarin aleyhine haksiz kazançlar

elde edebilirler. Sirket yöneticileri kar payi dagitmamak veya hisse senetlerini düsük fiyatla piyasadan toplamak

istediklerinde, sirketin mali tablolarinda sirketin durumunu gerçek kurumundan daha olumsuz göstererek,

borsada hisse senedi fiyatinin düsmesini saglamak suretiyle hisse senedini satan yatirimcilarin aleyhine haksiz

kazanç elde edebilirler.

Çikar çatismasi mali tablolarin kullanicilari arasinda da olabilir. örnegin hisse senedi sahipleri kar payi dagitimi

beklerken, sirkete kredi veren bankalar kar payi dagitilmamasini isteyebilirler. Kullanicilar arasindaki çikar

çatismasi nedeniyle, açiklanan muhasebe bilgilerinin dogruluguna iliskin kuskulari gidermek amaciyla sirket

yönetimiyle çikar iliskisi içinde olmayan ve görüs bildirmede her kullanici grubunun ihtiyaçlarini esit olarak göz

önünde bulunduran, bagimsiz ve uzman bir kisi tarafindan mali tablolardaki bilgilerin güvenilirligine iliskin görüs

bildirilmesi gerekir.

 

2-MUHASEBE SISTEMININ KARMASIKLIGI

Muhasebe süreci ve mali tablolarin hazirlanmasi, isletmeler büyüdükçe ve teknoloji ilerledikçe daha karmasik

hale gelmekte ve mali tablolarla hata olma olasiligi artmaktadir. Bu durumda bilgi kullanicilarindan, mali

tablolarin kalitesini degerlemeleri, muhasebe ilkelerine ve yasalara uygunluk derecesini ölçmeleri beklenemez

bu bakimdan bilgi kullanicilari, mali tablolarin kalitesi hakkinda görüs bildiren bagimsiz ve muhasebe

mesleginde uzman olan denetçiye güveneceklerdir.

 

3-MUHASEBE BILGILERININ ALINACAK KARARLARLA ILGILI OLMASI

Isletmelerin mali tablolarindaki bililerle dogrudan ya da dolayli olarak ilgili bulunan birçok kullanici kisi ve grup

vardir. Bu ilgili kisi ve gruplar yöneticileri ortaklari, potansiyel yatirimcilari borç para verenleri, finansal

analistleri, isçi sendikalarini, saticilari, devleti ve halki kapsar. Bu gruplarin isletme ile iliski kurma nedenleri

belirlenirse, açiklanacak bilgilerin neler oldugu ve kime açiklanacagi sorunu kendiliginden çözümlenir bu

nedenle, kullanici gruplarini belirlemek, muhasebede bilgilerinin kullanilmasi amaçlarini belirlemeye yardimci

oldugu gibi, ayni zamanda açiklanacak bilgilerin ve açiklama biçiminin saptanmasini da kolaylastirir.

Muhasebe bilgileri, özellikle isletme disindaki bilgi kullanicilari açisindan önemlidir çünkü, bilgi olmadigi takdirde

bu grup büyük bir belirsizlik durumunda karar almak zorunda kalacaktir. Yöneticiler isletmeyle yakindan iliski

içinde bulunduklari ve birçok önemli olayin içinde yasadiklari için, dis bilgi kullanicilari gibi tamamen muhasebe

bilgisine bagimli kalma durumunda degildir. Bunun nedeni yöneticilerin istedikleri bilginin türünü, kalitesini ve

zamanini belirleyebilme gücüne sahip olmalaridir.

 

Günümüzde en çok kabul edilen görüs, degisik amaçlari olan çesitli kullanici gruplari için bir tip genel amaçli

mali tablolar hazirlamaktir. Muhasebe bilgilerinin bu tür raporlanmasindaki amaç, isletme disindaki birçok kisi ve

grup tarafindan alinacak ekonomik nitelikteki kararlara iliskin gerekli ortak bilgileri saglamaktadir.

Bunlardan birincisi, kullanicinin, ihtiyaçlarina iliskin konularda bilgi sahibi olabilmesi için elde ettigi bilgiyi

yorumlamasidir. Mali tablolardan saglanan bilgiler gelecekteki olaylarin tahmininde kullanicilara yardimci

olmakla birlikte, gelecege iliskin tahminler ve yorumlar mali tablolarda yer almaz. Bu islevi kendi amaçlari ve

ihtiyaçlari dogrultusunda bilgileri yorumlayan kullanicinin görevidir. Çünkü gelecegin tahmini ve yorumu, riske

katlanmanin bir özelligidir.

 

Mali tablolarin kullanicilarinin bazilari, bilgileri analiz etme ve yorumlama yetenegine sahip olsa bile, çesitli

nedenlerle mali tablolardaki bilgiler yaniltici olabilir. böyle bir durumda kullanici, yaniltici bilgiyi dogru bilgiden

ayiramaz bu nedenle bilgilerin bir kakarda kullanilmak amaciyla analiz edilip yorumlanmasindan önce dogruluk

ve güvenilirliginin arastirilmasinda ve bilgi kullanicilarinin kararlari ile ilgili bilgilerin mali tablolarda açiklanmis

olup olmadiginin belirlenmesinde bagimsiz denetçiye güvenilir.

 

4-DIGER NEDENLER

Mali tablolardaki bilgilerin kullanicilari ile mali tablolari düzenleyen sirketin farkli yerlerde olmalari, kullanicilarin

sirket yönetiminden sürekli veya sik sik bilgi almasinda veya sirkette denetim çalismasini kendilerinin

yapmalarinda yasal engeller olmasi veya her bir kullanicinin denetim çalismasini kendisinin yapmasinin zaman

ve maliyet yönünden rasyonel olmamasi durumlarinda kullanicilar mali tablolarin kalitesini kendileri

degerleyemezle. Böyle durumlarda kullanicilar bagimsiz denetçinin mali tablolara iliskin görüsüne güvenmek

zorunda kalacaklardir.

 

BAGIMSIZ DENETIMI SINIRLAYICI ETKENLER

Genel kabul görmüs denetim standartlarina uygun olarak yapilan mali tablolarin denetimine, bir çok sinirlayici

etkenin önemli etkisi olmaktadir.

Bu sinirlayici etkenlerden biricisi, denetçinin oldukça kisitli ekonomik kosullar altinda çalismasidir. Denetim,

uygun bir zaman boyutu içinde uygun bir maliyetle yapildigi takdirde yararli olur. Maliyet sinirlamasi muhasebe

kayitlarinin ve destekleyici kanitlarin test edilmesinde ortaya çikar.

Denetçinin mali tablolara iliskin raporu, yaklasik bilanço tarihinden üc ay sonra yayinlanir. Zaman sinirlamasi,

bilanço tarihinden sonra meydana gelen ve mali tablolari etkileyebilen olaylara iliskin elde edilecek kanit sayisini

etkileyebilir. Bundan baska, bilanço tarihinde mevcut belirsizliklerin çözümünü beklemek için oldukça kisa bir

süre vardir.

Diger önemli sinirlama, mali tablolarin düzenlendigi muhasebe sistemindedir. Genel kabul görmüs muhasebe

ilkeleri çerçevesinde farkli ilke ve yöntemlerin uygulanmasi mümkündür. Tahminlere göre kayit yapma islemi

muhasebe sürecinin ayrilmaz bir parçasidir. Belirsizliklere iliskin kayitlar yapilsa da hiç kimse belirsizliklerin

sonucunu önceden göremez. Bu sinirlamalara ragmen, bagimsiz denetim mali tablolarin güvenilirligini artirir.

 

BAGIMSIZ DENETIMIN YARARLARI:

1- Finansal tablolarin güvenilirligini artirir.

2- Isletme içinde sahtekarlik yapma egilimlerinin kisilmasina yardimci olur.

3- Kamu kurumlarinca vergi denetimi yapma olasiligi azalmis olur.

4- Kredi olanaklarinin genisletilmesini saglar

5- Muhasebe kayit ortamindaki hatalarin ortaya çikarilmasi; gelir ve giderlerin dogru olarak gösterilmesini

saglar.

6- Holding kuruluslar için Isletme politika ve yordamlarina uyuldugu konusunda bilgi ve güvence verir.

SPK ya göre denetim türleri

– sürekli denetim: Her dönemin sonunda yapilan ve bütün denetim tekniklerini kapsayan denetim türüdür.

– sinirli denetim: Ara mali tablolarin denetimidir. Denetçi açisindan kisitlilik hesap döneminin sinirli olmasi degil

incelenen olaylarin kapsaminin kisitli olmasidir. Denetçinin denetim tekniklerini kullanmakta zorluk çekmesidir.

– özel denetim: SPK geregince belirlenmis bazi olaylarin (tasfiye,birlesme, menkul kiymet ihraci vb.)

gerçeklesmesine bagli olarak yapilan denetimdir.

 

DENETÇI TÜRLERI

DENETÇI : Denetim faaliyetini yürüten, mesleki bilgi ve deneyime sahip, bagimsiz davranabilen ve yüksek

ahlaki nitelikler tasiyan uzman bir kisidir.

Denetçi türleri

1-Bagimsiz denetçiler

2-iç denetçiler

3-Kamu Denetçileri (Iç denetçi ve Kamu denetçisi bagimli denetçidir.)

 

1- 1- BAGIMSIZ DENETÇILER ( Dis Denetçi Olmalari En Büyük Özelligi)

Herhangi bir kisi veya kurulusa bagimli olmadan, genel kabul görmüs muhasebe ilkeleri ve esaslari isiginda mali

tablolarin gerçegi yansitip yansitmadigini arastiran kisidir. 3568 sayili yasa ile denetim yetkisi s.m.m.m ve

y.m.m.lere verilmistir. Bu kisiler denetimleri sirasinda faaliyet denetimi ve uygunluk denetimi de yaparlar.

Bagimsiz denetçinin amaçlari:

Mali tablolarin güvenilir olup olmadiginin ortaya çikartilmasidir.

Bunun yaninda

1-Hata ve hilelerin ortaya çikartilmasi

2-Hata ve hilelerin engellenmesi

3-Yönetime önerilerde bulunmak.

4-Isletmenin gelecekteki mali durumunu belirlemek. Isletme hayatinin süreklilik gösterecegi tespit ederek, bu

baglamda mali durumunun yeterli güvence altinda olup olmadigini belirlemek gibi tali amaçlari vardir.

IÇ DENETÇILER: Isletme yönetimine sorumluluklarini etkin ve verimli bir biçimde yerine getirmelerine

yardimci olmak amaciyla isletmenin iç denetim hizmeti yapan kurmay bölümünün üyeleridir. Iç denetimin amaci

genel olarak organizasyonun yöneticilerine sorumluluklarini etkin ve verimli bir biçimde yerine getirmelerinde

yardimci olmaktir.

KAMU DENETÇILERI: kamusal örgütlere bagli olarak çalisan denetçilerdir. Ssk müfettisleri, maliye müfettisleri

vb. uygunluk denetimi yaparlar.

Bagimsiz denetçi türleri

a- SPK Tarafindan kabul edilmis dis denetim sirketleri

b- Yeminli Mali Müsavirler

c- Bankalar Bagimsiz Denetçileri

Bankacilik sektörü spesifik faaliyetlerden olustugu için, bankalarin denetimi bu konuda uzmanlasmis bagimsiz

denetçiler tarafindan yapilir. Bagimsiz denetçiler asil faaliyetlerinin yani sira tahkim,bilirkisilik ve tasfiye

memurlugu da yapabilirler

 

SPK YA GÖRE BAGIMSIZ DENETIM YAPMA YETKISI

Sirket seklinde örgütlenen Bagimsiz Denetim Sirketlerine verilmistir.spk mad 22/d

SPK YA GÖRE BAGIMSIZ DENETIMIN AMACI

1-mali tablolarin Genel kabul görmüs muhasebe kavram, ilke ve standartlarina uygunlugun saptanmasi.

2-Mali tablolarda yer alan bilgilerin dogrulugu ve gerçegi dürüst bir sekilde yansitip/yansitmadiginin saptanmasi.

SPK YA GÖRE BAGIMSIZ DENETÇILER

-sorumlu bas denetçi.10 yil mesleki deneyimi olan denetçidir.

-kidemli denetçi: en az 6 yil mesleki deneyimi bulunan denetçidir.

-denetçi-:en az 3 yil fiilen mesleki deneyimi bulunan kisidir.denetim programinin hazirlanmasi, müsteriyle

görüsme yapar, denetçi yardimcilarina nezaret eder., hazirladiklari çalisma kagitlarini inceler, gerekli

degisiklikleri yapar,

-denetçi yardimcisi:en az 2 yillik mesleki deneyim yada en az 2 yillik stajerlik dönemini tamamlamis olan

denetçilerdir.

-stajer denetçi yardimcisi:mesleki deneyimi 2 yildan az olup bagimsiz denetim kurulusu tarafindan egitim tabi

tutulan denetçilerdir.

 

DENETÇI ÜNVANLARI

SPK MEVZUATINA GÖRE MUHASEBE MESLEK MEVZ.GÖRE

1-STAJER DENETÇI 1-S.M.M.M (KISMI TASDIK)

2-DENETÇI YARDIMCISI 2-Y.M.M. (TAM TASDIK)

3-DENETÇI (3 YIL)

4-KIDEMLI DENETÇI(6) YIL

5-BAS DENETÇI (10 YIL)

6-SORUMLU BAS DENETÇI

BAGIMSIZ DENETÇININ SORUMLULUGU

Temel sorumlulugu mali tablolari incelemek ve onlarin dogrulugu hakkinda görüs bildirmektir.bunun yaninda

mali tablolardaki hata ve hilelerin bulunmasi, kanunsuz isleri tespit etmek ve isletme hayatinin gelecekte de

süreklilik gösterecegini tespit ederek bu baglamda mali durumun da yeterli derecede güvence altinda oldugunu

belirlemek gibi tali sorumluluklari da vardir.

 

GENEL KABUL GÖRMÜS DENETIM STANDARTLARI

Denetim Standartlari: Bir denetim eyleminin , amaçlara uygun sekilde yapilmasini saglamak amaciyla yani mali

tablolarin dogrulugunu ve güvenilirligini tespit etmek için, denetimin; kimler tarafindan, nasil ve ne sekilde

yapilacagini ve sonuçlarinin nasil raporlanip ilgililere sunulacagini belirleyen ilke ve kurullara genel kabul görmüs

denetim standartlari denir.

Denetim islemleri(Yordamlari) : Kanit niteligindeki bilgilerin elde edilmesi için basvurulan yollara denetim

islemleri denir.

1- Genel Standartlar (denetçiye iliskin standartlar)

-mesleki egitim ve yeterlilik standardi

-bagimsizlik standardi

-meslegin özen ve titizlik standardi

2- Çalisma alani standartlari

-planlama ve gözetim standardi

-iç kontrol sisteminin incelenmesi standardi

-yeterli kanit toplama standardi

-çalisma kagitlarinin hazirlanmasi standardi

3- raporlama standartlari

-Genel kabul görmüs muhasebe ilkelerine uygunluk.

-muhasebe ilkelerinde tutarlilik standardi.

-tam açiklama ilkesine uyum standardi

-görüs bildirme standardi.

 

1-GENEL STANDARTLAR

Bu standart denetçilerin karakterleri, davranislari ve mesleki egitimleri ile ilgili esaslari içerir.

1-Mesleki Egitim ve Yetkinlik Standardi:

Denetim bir denetçi olarak yeterli teknik egitime ve yetkinlige sahip kisi veya kisilerce yapilmalidir”

Bagimsiz denetçi olarak çalisabilmek için zorunlu olan serbest muhasebeci mali müsavir veya yeminli mali

müsavir unvanini alabilmek için meslek yasasinin SM, SMM, YMM Kanunu) belirledigi genel ve özel sartlari

tasimak gerekmektedir. Özel sartlara göre SMM olabilmek için,

a) Hukuk, iktisat, maliye, isletme, muhasebe, bankacilik, kamu yönetimi ve siyasal bilgiler dallarinda en az

lisans düzeyinde mezun olmak,

b) Staj amaciyla serbest muhasebeci mali müsavir veya yeminli mali müsavir yaninda iki yil çalismis olmak,

c) Türmob tarafindan yapilan SMMM sinavini kazanmis olmak,ve SMMM ruhsatini almis olmak gerekmektedir.

Özel sartlara göre yeminli mali müsavir olabilmek için:

a) En az on yil serbest muhasebeci mali müsavirlik yapmis olmak,

b) Türmob tarafindan yeminli mali müsavirlik sinavini kazanmis olmak, ve ruhsat almis olmak aranir.

SPK SERI X: NO:16 tebligine göre denetçi olabilmenin sartlari:

Basdenetçi olabilmek için en az fiilen 10 yil ,kidemli denetçi ünvaninin kazanilmasi için 6 yil, denetçi ünvaninin

kazanilmasi için 3 yil mesleki deneyim sarttir.ayrica bagimsiz denetim kuruluslari mesleki deneyime sahip

olmaksizin ilk kez ise aldiklari denetçi yardimcilarini 4 ay süre ile muhasebe denetim standart v eteknikleri,

.bilgi islem para ve sermaye piyasasi, ticaret hukuku, vergi mevzuati ve bankacilik konularinda egitime tabi

tutarlar.bu kurslar 200 saatten az olamaz.

 

2-BAGIMSIZLIK STANDARDI

“Denetçi veya denetçiler, denetim görevleri ile ilgili tüm konularda bagimsiz düsünme mantigi içinde

olmalidirlar.

Denetçi denetleme görevinin sonuçlari bakimindan kamuya hizmet sunmaktadir.

Bagimsizligi ortadan kaldiran durumlar:

1-denetçinin ve denetçinin 3.derecede akrabalarinin denetlenen sirkette iliskilerinin olmamasi gerekir.

2-geçmis yillara iliskin denetim ücretinin geçerli bir nedene dayanmaksizin müsteri tarafindan ödenmemesi

3-denetim ücretinin piyasa rayicinin altinda veya çok üstünde olmasi.

 

3-MESLEKI ÖZEN VE TITIZLIK STANDARDI

“ Denetimin yapilmasinda ve denetim raporunun düzenlenmesinde meslegin gerektirdigi dikkat gösterilmelidir”

Denetçi bagimsiz ve uzman olsa da denetim çalismasinda meslegin gerektirdigi dikkat ve özeni göstermedikçe,

bildirdigi görüsün bir degeri olmayacagi gibi, bu görüse güvenip, yanlis kararlar alan ve zarara ugrayan bilgi

kullanicilarina karsi sorumlu olacaklardir.

Denetim meslegi, denetim çalismasi sirasinda ve raporlama safhasinda meslegin gerektirdigi dikkat ve özenin

gösterilmesini, denetim standartlarina eksiksiz bir biçimde uyulmamasini, bilgi, deneyim ve becerilerin en iyi

sekilde kullanilmasini gerektiren bir meslektir. Bu kosullara uyulmamasi durumunda denetçinin ahlaki, mesleki

ve hukuki sorumluluklari dogar. Denetçi, görevini en iyi sekilde yerine getirmekle kendisini yükümlü saydiginda,

en yüksek sorumluluk olgusuna ulasir. Denetiler, ayni zamanda üyesi olduklari meslek odasina karsi da

sorumludurlar. Disiplin yönetmeligi, meslek mensuplarinin meslek ahlaki kurallarini belirlemektedir.

Meslek yasasi hükümlerine göre meslek icra edenlerin vergi kanunlari ve diger kanunlardaki sorumluluklari

saklidir.

2-ÇALISMA ALANI STANDARTLARI

Genel kabul görmüs denetim standartlarinin kinci grubu olan çalisma alani standartlari, denetim çalismasi

sirasinda denetçinin uymak zorunda oldugu kurallardir.

-denetimi planlama ve gözetim standardi

-iç kontrol sistemi hakkinda bilgi edinme standardi

-yeterli ve güvenilir kanit toplama standardi.

 

1-DENETIMI PLANLAMA VE GÖZETIM STANDARDI

“ Denetim çalismasi yeterli sekilde planlanmali ve varsa, yardimcilar gerektigi sekilde gözenmelidir”

Denetimin planlanmasi, müsteri isletme hakkinda bilgi edinilmesi, uygulanacak denetim prosedürlerinin

niteliginin, zamanin ve büyüklügünün belirlenmesi ve buna uygun olarak personelin görevlendirilmesi

çalismalarindan olusur.

Planlama çalismasi için yazili bir genel planin yapilmasi uluslar arasi standartlara göre zorunludur. Amerikan

standartlarinda ise zorunluluk yoktur. Her iki standart denetçiden yazili bir denetim programi hazirlamasini

zorunlu tutar. Denetim programi, denetçinin çalismasinda uygulayacagi denetim prosedürlerinin bir listesidir.

SPK Mevzuatina göre yazili bir denetim programinin yapilmasi zorunludur. Denetim planinin yapilmasi SPK

mevzuatina ve GKGDS’na göre zorunlu degildir.

Denetim çalismalarinin yeterli ve etkin bir sekilde gözetimi, denetim amaçlarinin ve bu amaçlara ulasmak için

uygulanacak denetim prosedürlerinin anlasilmasi bakimindan zorunludur. Denetimin yeterli sekilde

yürütülmesinden bagimsiz denetçi sorumlu olacagindan, yardimcilar tarafindan bu kagitlarin gözden

geçirilmesiyle yardimcilarin gözetimi yapilir. Ancak, gözetim yalnizca yardimcilarin düzenledigi çalisma

kagitlarinin gözden geçirilmesi olarak anlasilmamalidir.

 

2-IÇ KONTROL SISTEMI HAKKINDA BILGI EDINME STANDARDI

Denetimi planlamak ve yapilacak testlerin niteligini, zamanini ve büyüklügünü belirlemek için iç kontrol yapisi

hakkinda yeterli bilgi edinilmelidir.

Bu standartlari üç önemli unsur bulunmaktadir.

– – Denetçi, denetimi planlamak için iç kontrol hakkinda bilgi edinir.

– – Denetçi, iç kontrol sistemi hakkinda edindigi bilgiye bagli kalarak, yapacagi testlerin niteligini, zamanini

büyüklügünü belirler.

– – Iç kontrol sistemi hakkinda bilgi elde etme süreci, denetimin tamami degildir.

 

3-YETERLI VE GÜVENILIR KANIT TOPLAMA STANDARDI

“Denetlenen mali tablolara iliskin bir görüse yeterli düzeyde temel olusturmak amaciyla belge incelenmesi

gözlem, soru sorma ve dogrulama yoluyla yeterli sayida ve güvenilir kanit elde edilmelidir.”

Bu standartta yer alan önemli unsurlar sunlardir:

– Denetçi mali tablolara iliskin görüsüne etki edecek kanitlari toplamalidir.

– Kanitlar, standartta sayilan belge incelemesi, gözlem, soru sorma ve dogrulama prosedürleri ile gerekli diger

denetim prosedürlerinin kullanilmasiyla elde edilir.

– Kanitlar, görüse varmak için yeterli sayida toplanmalidir. Toplanacak kanitin sayisini etkileyen baslica

faktörler: denetlenen kalemin nemlilik derecesi ve riskli olma derecesi, islemlerin büyüklük derecesi ve niteligi

ile kanit toplama maliyetidir.

– Toplanan kanitlar güvenilir olmalidir. Kanitin güvenilirligini etkileyen baslica faktörler; kanitin ilgili olmasi,

kanitin elde edildigi kaynak kanitin tarih açisindan uygunlugu ve kanitin objektifligidir.

Bagimsiz denetim çalismalarinin büyük bir kismi, kanit toplama ve degerleme çalismalarindan olusur. Denetim

amaçlari bakimindan, toplanan kanitlarin sayisinin yeterli olup olmadigina ve güvenilirligine , denetçi mesleki

yargisini kullanarak kendisi karar vermelidir.

Kanit toplama ile ilgili denetim islemleri

1-Maddi dogrulugu saptamaya yönelik denetim islemleri

a- varliklarin fiziken varolduklari saptanir

b- degerlemenin dogru olarak yapildigi saptanir

c- kayitlarda dogruluk saptanir

d- uygun siniflandirmaya uyuldugu saptanir

e- kapanisin dogru olarak yapildigi saptanir

f- finansal tablolarda açiklama kuralina uyuldugu saptanir.

2-Uygunlugu saptamaya yönelik denetim islemleri

a- fiziki güvenlik önlemlerine ne dereceye kadar uyulmakta olundugunun arastirilmasi

b- kredili satislarla ilgili olarak kredi onaylamalarinin öngörülen ilkelere uygun olarak yapildiginin arastirilmasi

c- manyetik disklerin dosyalanmasi ile ilgili esaslara uygun davranildiginin arastirilmasi

 

4-RAPORLAMA STANDARTLARI

Mali tablolarin birçok kullanicisi için, mesleki bir denetimin yapilmis oldugunu gösteren tek kanit denetçinin

raporudur. Bu nedenle, denetim raporunun mesleki bir görüsle hazirlanmasi hem kullanicilar hem de denetçi

açisindan son derece önemlidir. Raporlama standartlari, denetçinin raporunu hazirlarken ve raporunda görüsünü

belirtirken, denetçinin uymak zorunda oldugu kurallardir.

Bu grupta dört standart yer alir:

– Genel kabul görmüs muhasebe ilkelerine uygunluk standardi,

– Tutarlilik ilkesine uygunluk (Genel kabul görmüs muhasebe ilkelerinde degismezlik standardi,)

– Tam açiklama ilkesine uygunluk.

– Görüs bildirme standardi

 

1-GENEL KABUL GÖRMÜS MUHASEBE ILKELERINE UYGUNLUK STANDARDI

“ Denetim raporu, mali tablolarin genel kabul görmüs muhasebe ilkelerine uygun olarak düzenlenip

düzenlenmedigini belirtmelidir.”

Denetim raporu; müsteri isletmenin mali tablolarinin müsterinin mali durumunu ve faaliyet sonuçlarini dogru

olarak gösterip göstermedigine iliskin bir görüsün ifadesi oldugundan, denetçi dogrulugu ölçmek için genel kabul

görmüs muhasebe ilkelerini (GKGMI) kriter olarak kullanir. Denetçi muhasebe kayitlarinda ve mali tablolarin

hazirlanmasinda müsterinin kullandigi ilkelerin gerçekten (GKGMI) olup olmadigina karar vermelidir. Denetçi

görüsünü bildirirken, ilkelere uyulup uyulmadigini, uyulmamissa bunun sonuçlarini açiklamakla yükümlüdür.

 

2-GENEL KABUL GÖRMÜS MUHASEBE ILKELERINDE DEGISMEZLIK STANDARDI

“ Denetim raporu, denetimin yapildigi dönemde uygulandigi gözlemlenen GKGMI ve bunlarin uygulanmasinda

kullanilan yöntemler bir önceki dönemdeki uygulamalarla tutarli degilse, farkli uygulandigi durumlari

açiklamalidir.”

Muhasebenin temel kavramlarindan biri de degismezlik ( tutarlilik ) kavramidir. Bu kavram seçilen muhasebe

ilkelerinin ve bunlarin uygulama yöntemlerinin birbirini izleyen dönemlerde degistirilmeden uygulanmasi

geregini ifade eder. Tutarlilik kavrami, isletmelerin yillar itibariyle mali durumlarinin ve faaliyet sonuçlarinin

karsilastirilabilir olmasini saglar. Geçerli nedenlerin bulundugu durumlarda, isletmeler uyguladiklari ilke ve

yöntemlerde degisir.