Finans, Muhasebe, Vergi...
İnsan Kaynakları

Çalışanlarla İlişki Yönetimi

1990’lı yıllar, birçok organizasyon ve çalışanı için karmaşa dolu zamanlardı. Şirket birleşmeleri ve satın almalar, yeniden yapılanmalar, sosyal baskılar, demografik değişimler gibi pek çok yapılanma işyeri değişimlerinin başlıca nedenleri oldu. Geleneksel organizasyon şemaları, çok sayıdaki personeli modern girişimlere taşımada başarısız oldu. Çalışanlar aşağı, yukarı, çapraz ve dışarı olmak üzere her çeşit ve büyüklükteki organizasyonlarda yer değiştirdi. İç kadrolaşma, terfiler, derece düşürmeler, transferlerle ilgili olan bu kararlar insan kaynakları yönetiminde önemli bir yeri temsil etti.

Eski organizasyon yapıları yerine yeni yapılanmaların gelmesi, bu yapılar içinde bireylerin varlıklarını oturtabilmeleri ve geleceklerini planlamaları çok önemli bir hal aldı ve kariyer yönetimine daha çok önem verilmeye başlandı.

Kariyer seçimi için belirli bilimsel formüller her zaman geçerli olmuyor; ücret, sosyal imkanlar, kariyer olanakları vb imkanlara bağlı olarak değişiyor. İnsan kaynakları uzmanları, çalışanlara yalnızca kariyer seçimleri ve amaçları üzerine odaklı değil, formüle ettikleri bu amaçları başarmada da yardımcı olacak programları düzenleyip uygulamada artan etkin bir rol oynuyorlar. Bu tarz yardımlar, çalışma yaşamının kalitesini arttırmaya ve organizasyonun insan kaynaklarını etkin kullanmasına odaklanıyor.

Öte yandan, eğitimin yüksek seviyelere ulaşması, kariyer beklentilerini de yükseltti. Pek çok çalışan işverenlerini, ‘beklentilerini gerçekleştirmede fırsatlar sağlaması için’ sorumlu tutuyor. Kariyer patikasında ilerleme doğrudan iş performansına bağlı olduğu için, çalışanın kariyer hedeflerini gerçekleştirebilmesi,  performansı bakımından motive edilmelidir.

Demografik ve sosyal normların değişimi, politik etkiler, ticari baskılar ve teknoloji, organizasyonların geleneksel düzeydeki kariyer olanaklarını da değiştiriyor. Bu nedenle organizasyonların kariyer konuları üzerinde odaklanması önemli bir nokta. Düz hiyerarşili organizasyonlarda, kaçınılmaz olarak ilerleme için daha az fırsat sağlanıyor, araştırmaların gösterdiği gibi, çalışanların yüzde 78.6’sı daha fazla çalışma ve daha büyük sorumluluklara rağmen daha az terfi etme olanaklarıyla karşı karşıya.

Birçok çalışan için, organizasyonlardaki iş güvensizliğinin artışı, fırsatların azalması, uzun çalışma saatleri, daha esnek çalışılma talepleriyle birleşiyor. Çünkü bu durum, çalışan ve işveren arasındaki, yazılı olmayan, karşılıklı beklentilerin oluşturduğu ‘psikolojik sözleşmelerdeki’  değişime işaret eder. Geçmişteki yazılı olmayan bağlılık ve sadakat sözleşmeleri,  yerini gelişme ve ödüle bıraktı. Çalışanlar artık işverenlerine, onların sunduğu geleceğe güvenmiyor ve yetkilendirildikleri pozisyonlarda yüksek düzeyde performansla çalışabilmeyi bekliyorlar.

Özetlemek gerekirse, organizasyonların kariyer yönetimi sürecine önem vermeleri için 4 anahtar neden var:

  • Esnek ve hızlı bir şekilde değişen iş ihtiyaçlarına cevap olabilecek, organizasyonlarda beceri bazlı bir yapılandırma ihtiyacı,
  • Yüksek düzeyde performans ve motivasyon isteyen daha fazla müşteri odaklı ve kalite bazlı yapılar,
  • Anahtar kişilerin kaybedilme korkusu,
  • Yönetim düzeyinde uzun dönemli iş stratejilerine ulaşmayı sağlayacak başarı planları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir